Yazı Etiketleri ‘Zat’

Korkma, Ebedî Varsın!

Ölümden ne korkarsın, korkma ebedi varsın!  (Yunus Emre) İnsanın içindeki sonsuzluk isteği insanlık tarihiyle başlar. Hz. Adem (as) Cennet’te yaşadığı halde, “Sana sonsuzluk ağacını ve yok olmayacak bir mülkü haber vereyim mi?”(Taha Suresi, 120) diyerek vesvese verdiğinde şeytana aldanır. Allah;... (Devamını okuyun)

Etiketler:                                                         

Emaneti Ene Yüklendi

Gerçek şu ki, Biz emanetleri göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkuya kapıldılar; onu insan yüklendi. Çünkü o, çok zalim, çok cahildir. (Ahzab Suresi, 72) Gökler, yer ve dağların yüklenmekten korktuğu emaneti, ene yani... (Devamını okuyun)

Etiketler:                                                                             

Şehrin Hangi Yüzünü Görüyorsun?

Tarihî yarımadanın eski semtlerinden biri olan Vefa’yı evvela bir edebiyat dersinde öğrenmiştim, bir şiir dizesinden. Tevriye san’atının en güzel örneği olarak zihnimin en nadide köşesinde yerini almıştı:   “Sordum Nigâr’ı dediler ahbab Semt-i Vefa’da doğru yoldadır.”   O zamanlar sadece... (Devamını okuyun)

Etiketler:                                                                             

NEBiLER HABERDEN FAZLASINI GETiRiR

  İslam tasavvufuna göre nübüvvet sırrının ne olduğu, peygamberliğin niçin gerektiği, peygamberlik müessesesi içerisinde Hz. Muhammed (s.a.v.) adıyla fizik âleme ayak basmış hakikâtin diğer peygamberler arasındaki konumu ve devrinin mümeyyiz özelliği gibi bahisler önemli bir basamak teşkil eder. Neden nebi... (Devamını okuyun)

Etiketler:                                                                             

Sülemî’nin Risaleleri

Zühd (Gözü Gönlü Dünyadan Uzak Tutmak) Zühd, dünya malından bir şey gelirse ona sevinmemek, elden giderse ona da üzülmemektir. Zühd, karşılık gözetmekten vazgeçmektedir. Arzularını kısmadan hiç kimse doğru bir zühd yapamaz. Zâhidlerin sahih zühdü onlara dünyada da ahirette de rahat... (Devamını okuyun)

Etiketler:                                             

Takkeci camii

Osmanlılar zamanında Topkapı’nın dışındaki bir mahâllede Takkeci İbrahim Ağa isminde bir zat yaşıyordu. Fakirdi, geçimini çarşı içindeki küçük dükkânında takke satarak sağlıyordu. Ölmeden evvel bir câmi yaptırmayı çok istiyordu. “Ümit yok ama, bilinmez. İhtimâldir. Belki derya tutuşa..” diyordu. Bir gece... (Devamını okuyun)

Etiketler: