Farkında mısınız? Neleri Kaybettiğimizin…

Zaman hızla akıp geçiyor. Bu hızla akıp geçen zaman dilimine neler sığdırabiliyoruz hiç düşündünüz mü? Yanıbaşımızdayken uzaklaştıklarımızın farkında mısınız? Ar(a)kanızda neler bıraktığınızın… yetim kalan sapan taşlarının, sıcağın bağrında Bilal misali inleyenlerin… siz de haklısınız aslında. Nereden aklımıza gelecek ki! Biz bu memlekette neleri gördük geçirdik. Suni gündemleri baş tacı yapmaktan muhabbete zaman mı kaldı. Harun satırları gözlerimizin önünde Karun katırlarına döndü. Unutuverdik bir anda. Aman canım nasıl olsa her akşamın kendine özel afyonu var. Kumandayı kapıp faniyi uzattım mı kanepeye, düşerim Feyza ile Bilal’in derdine. Neme lazım canım 60 santimlik kefenleri cennet giysisi diye giyen varmış. Yatmadan kılarım nasıl olsa yatsıyı. Sabah gaflet çöküyor ama kuşluk diye bir şey var.

Sıyrılıverip dünyadan ar(a)kamda bırakırım insanlığımı. Gözyaşlarımı dizilerin tasarrufuna bırakalı çok oldu. Hem ben mi kurtaracağım dünyayı. Herkes işine bakmalı. Sovyetler yıkıldığında defnettiğimiz komünizmi hâlâ var sananlar 80 ihtilalinde sıkışıp kalmış. Aynı borozanı tek notalı üflemekle meşgul. İslamcının sosyalisti de çıktı hamdolsun. Ramazan da geliyor. Birkaç musluk suyu mağduru hocamızda ekranda alırlar yerlerini. Telefonda yeni tespih uygulaması çıkmış. 99’luklar da tarihe karıştı. Arada aklıma düşerse hatayla gerçekler patlatırım bi tivit olurum hamur gibi. Bu parmakları da boşuna yaratmadı ya yaratan. Bir işe yaramışlığın edasıyla çay bahçesinde demli çayları da söyledikten sonra yapmalı gidişatın kritiği. Ne kadar çok yabancı kelime kullanırsan o kadar entelsin ya. Dikkat etmeli. Eğer interneti taramadan, o günün fenomen videolarını izlemeden oturduysan yandın ki ne yandın. Olursun Fransız. Yabancılaşıverirsin kendine bile.

Ne hale geldik. Eskiden komşusuna göre alınan evler şimdi kredisine göre alınır olmuş. Bayramda seyranda özenle yazılan tebrik kartlarının yerini toplu mesaj almış. Emeksiz. Tek tek zarf yazmak yok. Postanede sıra beklemek yok. Yaz bir tane sms herkese gönder. Olsun tamam. Misafirlik diye bir şey vardı. Evimiz bereketlenirdi. Sohbetin sonu bulunmaz kapı önünde devam ederdi. Şimdi topluca susulan misafirlikler türedi. Sanki televizyon ev sahibi biz ona misafirliğe gelmişiz. O konuşuyor, biz susuyoruz. Yaşamıyoruz aslında. Ölüyoruz yavaş yavaş. Farkında mısınız? Komşu komşuya borç verirdi eskiden hatırlar mısınız? Şimdi baba oğluna kredi çek diyor. Babana bile güvenmeyecekmişsin bu devirde. Peh. Eğer öyleyse ben bu devirde yaşamak istemiyorum. Korkulacak bir zamanda yaşıyoruz farkında mısınız? Güvensizliğin kol gezdiği, çıkarcılığın zirve yaptığı, selamın ve ivazsız muhabbetin para etmediği bir devirde… ben korkuyorum. Ya siz?

Mehmet Zahid Kotku Hazretleri arkadaşı tanımlarken çok dehşet bir tespit yapıyor: “Arkadaşı ona ‘hadi gidiyoruz’ dediğinde, ‘Nereye?’ diye soruyorsa o gerçek dost değildir.” Muazzam. Zira insan arkadaşından emin olacak değil mi? Güvenecek ona. Var mı sizin böyle dostunuz? Gittikçe yalnızlaşıyoruz yaşlanıyoruz. Farkında mısınız? Bir daha ki vakte dek; Kalbinizin sahibine emanet olun… EYVALLAH!

 

Habeşli Bilal

 

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat