Kendi Sergimizi Açalım

Başkasında olan imkânlara bakarak, “Keşke bende de olsaydı da hizmet etseydim” demeyin.

O makamdaki adam, o paraya sahip zengin, o unvana sahip bilim adamı, sizin özlediğiniz hizmeti yapıyor mu ona bakın.

Servet, siyaset, şöhret gibi şeyler bazılarının esaret zinciridir.

Servetim gitmesin, kat kat artsın diye siyasiler önünde attığı taklalar onun kişiliğini yok ettiğini düşünün.

Fakirken çok güzel hizmetler ettiği halde köşeyi döndükten sonra bir daha görünmeyen insanların adı kaldı hatıralarımızda.

Hizmet için politikaya atılan, tepelere çıktıktan sonra omzuna bastığı insanları tepeleyenleri gördük.

Bir hizmeti yapma veya yapmama bizim içimizden gelir.

Mazeretlerimizi dışımızdan buluruz.

 

Sahip olduğu bir tek lokmanın yarısını biriyle paylaşan bir Müslüman, milyarları olan birinin dağıttığı milyonlarca ekmekten daha fazla sevap kazandıracağını haber verir Sevgili Peygamberimiz.

Çünkü bunlardan biri sahip olduğu servetin yarısını verdi, öbürü yüzde veya binde birini verdi.

Her gün yatsı namazının ardından Bakara Suresi’nin son iki ayetini okuruz.

“Allah, hiçbir insana gücünün yetmediğini teklif etmez” ayetiyle emir ve yasakların gücümüzle orantılı olduğunu söyleriz.

İslam binasının en önemli beş direğinden biri olan zekât ve hac, zengin olmayana farz olmadığı gibi, aklı olmayan delilere de bunların hiçbiri farz değil.

İslam dinine hizmet konusunda da insanlar farklıdırlar.

Sevgili Peygamberimiz, Hazreti Ali ile Hazreti Bilal-i Habeşi’yi, Hazreti Halid ile Hazreti Ebu Zerri ayrı ayrı değerlendirmiş.

Hazreti Ömer’in kabiliyeti ile Hazreti Ebu Hüreyre’nin kabiliyetini duruma göre değerlendirmiş.

Biz, kendimizi keşfedelim.

Başkalarının kirli çamaşırlarını içimizde bitpazarı açıp sergilemek yerine içimizdeki imanın amel çiçeklerinin gelişip açılmasına ve meyveye dönüşmesine çalışalım.

Üniversite öğrencilerinin buluşlarının sergilendiği fuarlar açılır.

Sanatkârlarımızın el, göz ve gönül ürünü eserleri sergilenir.

Bu yazıyı okuyan sizler, “Ben bu sene şöyle bir İslami hizmette bulundum veya bulunanlara katkıda bulunmaya devam ediyorum” diyebilecek bir şeyiniz olsun.

75 milyon Müslüman’ın her biri kendi gücüyle orantılı olarak İslami hizmetlerin bir yerinden tutuverse şikayette bulunduğumuz sosyal, siyasal, kültürel hiçbir şey kalmaz ve her küllük, güllük olur.

 

 

Mahmut Toptaş

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat