Câmileri Yeniden Yapılandırmak

camii

Yöneticiler genel anlamda statükocu olurlar. Bundan olsa gerek iyi yönetici statükoyu koruyarak iş üretebilen kişidir bu çevrelerde. Bu yüzden toplumun âlimleri ve entelektüelleri yöneticilere göre ufku daha geniş kadrolardır, çünkü onlar statükoyu korumaktan ziyade ideallere paralel hedefler korlar toplumun önüne. İdarecilik kabiliyetine sahip, cesur, vizyoner, entelektüel ve âlim kişilere yönetme yetkisi verildiğinde ise topluma giydirilen deli gömleklerini parçalar, birçok kişinin hayâl dahi edemediği işlere imza atarlar. Muktedir oldukları kurumlarda çığır açarlar. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in câmilerin hâlihazırdaki konumuna ve olması gereken misyonuna dair yaptığı tesbitlerini ve câmilerin yeniden yapılandırılması hakkında ortaya koyduğu irade beyanını okuduğumda bunları düşündüm. Sayın Görmez’in artık İslâmî câmianın teorik bağlamda bile dillendirmediğini Diyanet İşleri Başkanı vasfıyla bir hedef olarak ortaya koyması şahsen beni heyecanlandırdı.

Neden mi bahsediyorum? Sayın Görmez, geçen hafta Cemil Meriç Kültür Merkezi’nde Ankara’da bulunan bin 100 câmi dernek başkanıyla bir araya geldiği toplantıda şunları söylemiş: “Gönlüm şunu istiyor, sokak çocuklarının bile sığınabildiği yer Allah’ın evleri olsun. Ankara’ya, İstanbul’a gelip otel parası bulamayan kimsesiz, sokakta kalmış insanların sığınacağı yer yine Allah’ın evleri olsun. Câmilerin yanı başında, müştemilatında oluşturulacak küçük bir yer sayesinde bir gariban, aç kalmış, susuz kalmış, sığınacak bir yer bulamamış insanlar Allah’ın evlerine sığınma imkanı bulsun. Bu bir hayâl gibi görülebilir ancak bu hayâli hep birlikte gerçekleştireceğiz. Câmileri bütün gün açık hale getirmeliyiz. Hiçbir endişe ve korku câmilerin kilitli olmasını haklı kılmaz. Unutulmamalı ki hırsızlık endişesi ile câmilerimizi kapalı tutarak yaptığımız hırsızlık, hırsızların câmilerden götürdüklerinden daha büyük bir hırsızlıktır.”

Câmi kapılarının namaz vakitlerinde açılıp namaz sonralarında kapatılmasını da eleştiren Görmez, “Allah’ın evinin kapısına kilit vuramayız” ifadelerini kullanmış. Allah’ın evine kilit vurmak Allah’ın evini tatile sokmaktan başka ne manaya gelir ki? Çatık kaşlı devlet dönemine uygun yapılandırılmış câmileri aslî misyonuna uygun yapılandırmaktan bahsediyor. Birçok Müslüman ülkeyi gezmiş birisi olarak maalesef bizdeki gibi câmileri namaz vakitlerinde açıp sonrasında kapatan bir ülke görmedim. Sayın Başkan câmileri soğuk mekânlar olmaktan çıkartıp tevhidin sembolü kıvamına uygun sıcak merkezlere dönüştürme ufkundan, yani toplayan anlamına gelen câminin toplumun her kesimini toplayıp kucaklayan Mescid-i Nebevî örnekliğinde yeniden yapılandırmaktan bahsediyor. Bir tahriften değil, yapılmış bir tahrife son vermekten..

Câmilerin her türlü dînî ve kültürel faaliyetlerin yaşandığı mekânlar olması gerektiğine de dikkatleri çeken Sayın Görmez, gelir sağlama amacıyla câmilerin alt kısımlarının iş yerlerine kiraya verilmesini de doğru bulmadığını beyan etmiş. Konuşmasında takva üzere kurulması gereken câmilerin aslî vazifesine dair birçok önemli hususa da parmak basan Başkan; “İşte bu!” dedirten cinsten güçlü bir irade sergilemiş. Câmilerin reklam yapılacak mekânlar olmadığına da işaret ederek, reklam içeren tabela ve tablolardan mabetlerin arındırılması konusunda çalışma yapılması gerektiğini söylemiş. Sayın Görmez’in bu dediklerine katılmamak mümkün değil. Kendisini canı gönülden tebrik ediyorum. Eğer bu dediklerini başarırsa hem kendisi hem de ekibi hep hayırla yâd edilecektir.

 

 

Serdar Demirel

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat