Hukuk ve Adalet

İran’da bir adam başka bir adamı bıçaklamış, katil yakalanmış, kısa bir müddet içinde muhakemesi yapılmış, suçu sabit olmuş, cinayeti işlediği yere bir vinç getirilmiş, oracıkta sallandırılan ipe çekilerek idam edilmiş.

Bizdeki beyaz bir gazete ipte sallanan katilin resmini bastı ve «böyle vahşet olmaz» diye bağırdı.

Vahşet diye bağırmasının sebep ve gerekçesi nedir acaba? İran’da İslâm/Şeriat hukuk uygulanıyor da ondan.

Orada Şah rejimi devam etmiş olsaydı ve yine bir katil idam edilmiş olsaydı, ya hiç bahs etmeyeceklerdi yahut bahs etseler bile vahşet demeyeceklerdi.

İran’da Sakine adlı evli bir kadın zina etti ve kocasını aşığına öldürttü. İdam ve recm cezasına çarptırılınca küfür dünyası ayağa kalktı. İslâm düşmanı medya, kadının kocasını öldürttüğünü gizledi, işin sadece zina ve recm tarafını işledi.

Recm konusunda çağdaşlar vahşet diye bağırırken, birtakım kuşkonmaz reformcu ilahiyatçılar da “İslâm’da recm diye bir ceza yoktur” diye yalanlar imal ediyor.

İslâm’ın ukubat hükümleri içinde recm vardır. Bu cezayı uygulayabilmek için (Ehl-i Sünnete göre) dört âdil şahidin zina fiilini “tam şekliyle” görmüş olmaları gerekir. Böyle bir ispat çok zor olduğu için bu ceza tarih boyunca pek az uygulanmıştır.

Bizim, İtalyancadan tercüme edilmiş eski Ceza Kanunumuzda zina suç sayılıyordu. Yeni kanunda artık suç değil.

Toplum vicdanında zina suç mudur, ahlâksızlık mıdır? Bu hususta ittifak yoktur. Çoğunluğu oluşturan Müslümanların gözünde zina ağır bir suç ve ahlâksızlıktır. Bazı çağdaş, lâik, seküler zümrelere göre zina ne suçtur, ne de ahlâksızlıktır.

Azınlıkta olan bu zümreler çoğunluğa baskı yapıyor, kendi tezlerine inanmasını istiyor. Bu yüzden toplumda vahim ayrışmalar oluşmuştur.

Ceza kanunları toplumun kültürüne, zihniyetine, sosyal yapısına, karakterine uygun olmazsa büyük kopukluklar ve ayrışmalar oluşur ve bir kısım vatandaşlar bizzat ihkak-ı hak yapmaya başlar.

Medenî Kanun aileyi düzenler, Ceza Kanunu halkın tamamının huzur, güven ve rahatını sağlar. Bu iki temel kanun ülkenin, halkın kültür yapısına, kimliğine, dinî inançlarına uygun olmazsa aile ve toplum sarsılır ve çöker.

Suç işlendiği zaman öyle bir ceza verilmeli ki, başka vatandaşlara etkili bir ibret olsun, korksunlar, ayaklarını denk alsınlar, aynı suçu işlemesinler. Bizde böyle bir durum yok. Sosyal yapımıza uymayan Ceza Kanunu suçluları ne tenkil edebiliyor, ne de yeni suçlar işlenmesini önleyebiliyor.

Aslında bu ülkeyi, bu milleti, bu devleti PKK değil, bugünkü çarpık ve yabancı hukuk sistemi veya düzeni yıkmıştır.

İsviçre’den (tercüme yanlışları yaparak) iktibas ettikleri Medenî Kanun’un başına, İslâm hukukuna seviyesizce saldıran bir gerekçe koymuşlardı….

Aradan seksen küsur yıl geçtikten sonra mezarlarından kalksınlar da marifetlerini görsünler. Aileyi ve toplumu temellerinden dinamitlediler ve hasta ettiler.

 

 

Mehmet Şevket Eygi

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat