İnsanın En Değerli Hazinesi

Yaşamımızı anlamlı kılan ve onun sayesinde “doğru ile yanlışı” ayırt ettiğimiz en önemli hazinemizin “akıl” olduğunu hemen hemen herkes biliyor. Ne yazık ki aklın gerçek değerini bilmediğimizden onun fonksiyonlarından yeterince yararlanamıyoruz.

Yüce Yaratan’ın insana verdiği “en büyük lütfü akıl”dır. Bu hazine sayesinde insanoğlu kâinatta saltanatını sürdürebiliyor. Evrende olup bitenleri, canlı ve cansız varlıkları dizayn eden ve insanoğlunun emrine amade eden aklımızı ne kadar tanıyoruz? Aklı aktif halde olumlu kullanabilmek başlı başına bir beceridir. Kullanamayanlar veya yanlış kullananlar bunun bedelini de çok ağır bir şekilde ödemek zorunda kalırlar.

Bilim adamları beynimizin tüm fonksiyonlarını-nasıl çalıştığını hâlâ tam olarak ortaya koyabilmiş değiller. Var olan bilgiler, varsayımlara dayanan bilgilerdir.

Bilinen ortak kanaat, dünyada bütün varlıklar çalıştıkça yıpranıyor ve özelliklerini yitiriyorlar. Akıl ise çalıştıkça daha fazla gelişiyor ve canlılığını koruyor.

Şimdi, bu kadar mükemmel bir hazineye ait pratik bilgileri maddeler halinde sıralayalım.

Tahminen yetişmiş bir insanın ortalama beyni 1,400 gram ağırlığındadır.

Beynin yaklaşık yüzde 80’i su, yüzde 10’u yağ ve yüzde 8’i proteinden oluşuyor. Geri kalan bölümünü karbonhidrat, tuz ve diğer minerallerden oluşuyor.

100 milyar hücre arasındaki bağlantıların sayısı 60 trilyondur. Her hücrede bir milyara yakın protein, her proteinde ise 40 bin atom bulunmaktadır. Amino asitlerin yanlış bir dizilişi zehir tesiri yapabilmektedir.

Her gözde 130 milyon ışık alıcı hücre vardır. Buraya gelen sinyaller 5 santimetrelik görme siniriyle beyne ulaşıyor.

Bütün hücreler gibi beyin hücreleri de atomlardan oluşmuştur. Bir hücrede 10 katrilyon atom vardır.

Gıdaların si, alınan oksijenin % i beyin için harcanıyor.

Enerji olarak ele alınırsa; beynin içinde İstanbul gibi büyük bir şehri kurmaya yetecek güçte atom enerjisi vardır.

Beynimizin yorulması fiziksel olarak imkânsızdır, yorulan bedenimizdir.

Beynimizin bir gramında bulunan nöronların bağlantı kapasitesi, dünyadaki telefon ağına eşittir.

Beyin açık havada ve ayaktayken daha iyi çalışıyor. Bunu bilenler önemli kararlarını böyle ortamlarda alıyorlar.

Farklı düşünme tarzları beyni daha iyi geliştiriyor. Bilinçli kişiler farklı düşünen insanlarla fikirlerini paylaşmak isterler.

Vücudumuzda 25 milyar oksijen alıcı kırmızı kan yuvarlakları bulunmaktadır. Bunları bir yüzey üzerine yayacak olursak 2570 metre karelik bir alanı kaplar.

Beyin, vücudumuzun en fazla oksijen ve glikoz tüketen organıdır.

Ne kadar çok düşünürsek, o kadar iyi fikir üretiriz. Bu nedenle Kur’an-ı Kerim’de 750 civarında “düşünce” ile ilgili “…Siz hiç düşünmez misiniz?”, “…düşünemiyor musunuz?”, “… Buna aklınız ermiyor mu?”, “Acaba aklınızı kullanıp düşünmeyecek misiniz?”, “Bunun yanlış olduğuna aklınız ermiyor mu?” gibi yüzlerce ayetlerde aklın önemi vurgulanmaktadır.

Bugüne kadar, “insan beyninin yüzde 10’u kullanılıyor” fikri savunuluyordu. Şimdi ise modern bilim, “beynin her bölgesinin bir işlevi vardır.” fikrini savunuyor.

İnsan beyni çalışırken fazla miktarda kan alır, daha çok besine ihtiyaç duyar, sonuçta birtakım artık maddeler oluşur.

Dünyada ki en hızlı bilgisayar; saniyede bir milyar işlem yaparken, beynimiz saniyede bir katrilyon hızla işlem yapabiliyor.

Uyku bilinenin aksine vücudu dinlendirmek için değil beynin sağlıklı çalışması için gereklidir. 20 saat uykusuz kalan bir kişi alkol sınırını aşmış kişiyle aynı reaksiyonu veriyor.

Beyin, sadece bilgi biriktiren bir organ değil; aynı zamanda duygu, motivasyon, korku ve umutları barındıran bir organdır.

Ezberlenen bilgi ve şifreler beynin verimini daha da artırıyor.

Bir konu hakkında düşünürken, nasıl ve ne şekilde düşündüğünüzü de gözlemleyin. Düşünmek üzerine düşünmek, düşünce kalitesini artırıyor.

Başarı önce beyinde başlıyor. İnsan “kafadan” kaybeder veya kazanır.

Dua etmenin olumlu etkileri keşfedildi. Dua ederken ya da meditasyon yaparken, ilk altı aylık bebeklerde görülen alfa dalgasının beyinde yayıldığı keşfedildi. Belki de bu ibadet eden insanların daha az hastalanmasının ve çabuk iyileşmelerinin nedenidir var sayımı üzerinde duruluyor.

Beyne hangi komutu verirsek onu işliyor. Olumlu komutlar verirsek güzel olan olayları işliyor, olumsuz komutlar verirsek, kimyasal zehirler saçıyor.

 

 

Mustafa K. Topaloğlu

 

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat