Kimlik Arayışımız!

Başka bir toplumu kendimize odak noktası, referans merkezi olarak alma eğilimi bizde 3. Selim ile birlikte başladı.

Biz bu güne kadar referansı sürekli dışarıda arama eğilimiyle şartlandık.

Ben bu coğrafyanın insanı olarak, bir Türk olarak ya da Müslüman olarak ne hissediyorum veya ne düşünüyorum bilincinden uzak yetiştik.

“Parçalanmış bir kişiliğimiz var bizim.”

Zaten bu yüzden kendimizi sevmiyoruz.

Ruslar hâlâ çarlıklarıyla övünüyorlar.

İngilizler eski kraliyetiyle varlıklarını sürdürüyorlar.

Yunanlılar Roma kültürüyle kimliklerini ortaya koyuyorlar.

Biz, neden Osmanlı kimliğimizi rahatlıkla ortaya koyamıyoruz?..

8. yüzyıldan itibaren “Budist-Şamanist kültürden Müslüman kültüre geçiş” dönemimizdir.

Bu süreçte eski kimliğinizi, kültürünüzü tamamıyla terk etmişiz.

Köprüyü yıkıp kendimizi var gücümüzle öbür tarafa atmışız. Orada tutunmaya çalışıyoruz. “Bizdeki yıkılma ve bozulma yazının değiştirilmesiyle başladı.”

Yazıdan, tarihten ve kültürden koparılmak bizim için çok ağır bir darbe oldu.

Kültürel manada eskiyle bağı koparmak toplumsal bir yıkımdı.

Çünkü tarih siliniyor.

Bugün, bırakın Osmanlıca metinleri, üniversite öğrencisi bir Sait Faik’i, bir Yahya Kemal’i, bir Mehmet Akif Ersoy’u ve Atatürk’ün nutkunu bile rahatça okuyup anlayamıyor.

Trajik bir şey bu.

Biz çok ciddi bir kimlik ve özsaygı kaybına uğramışız da farkında değiliz..

Ortada bir kimlik yok.

Biz kendimizi bulmaya çalışıyoruz.

Bir yanda kaybedilmiş bir kimlik var.

Diğer yanda da alınmaya çalışılan bir “Batılı kimlik” var.

Kaybettiğimiz kimlik, “Geleneksel Osmanlı Türk Müslüman kimliği.”

Bu kimlik şimdi nerede?

Bilgi çağında, 21. yüzyılı yaşarken;

Ne Batılı bir kimliğe sahip olabildik?

Ne Doğulu bir kimliğe sahip olabildik?

Ne de İslamî bir kimliğe sahip olabildik?

İki arada bir derede dolaşıp duruyoruz!

Sakın karamsar tablo çizdiğimi zannetmeyin.

Bir sancıdan bahsediyorum.

Bir dirilişten, bir uyanıştan bahsediyorum.

Anlattıklarım bir durum tespitidir.

Türk insanının özelliklerini yıkabilme uğruna tarihi plânlar yapıldı ama sonuç hâlâ alınamadı.

Türk insanı kimliğini arıyor.

Türk insanı yeniden şahlanıyor.

Türk insanı küreselleşen yeni dünya düzeninde “değişime” “gelişime” ve “dönüşüme” en açık ve en meyilli ülkelerin başında geliyor.

Türk insanının var olan özelliklerinin içinden tek bir özelliği bile Batı yaşam tarzını “yok” etmeye yeter de artar bile…

Evet, bu özellik de;

 

Türk insanı, vahşi kapitalizme karşı “yardımlaşma,” ” dayanışma,” “zayıfı kollama” ve “insancıl kültürel değerleri” ile direnme özelliği cihana bedeldir.

 

 

Mustafa K. Topaloğlu

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat