Utanma Duygusunu Kaybeden, İnsani Değerini Kaybetmiş Olur!

Bazı vasıflar vardır ki, onda tüm insanlar ortaktırlar.Utanma duygusu da tüm insanların ortak olduğu özel değerlerden biridir. Diğer varlıklarda utanma duygusu yoktur. Aşırıya kaçmayan utanma duygusu, insanın koruyucusu ve kurtarıcısıdır da.Nitekim utanan insan bir yanlış yapacağı, bir günaha yöneleceği sırada hemen utanma duygusu onu sımsıcak sarar, bu yanlışı yaptığı takdirde önce Rabb’inin huzurunda, sonra da dostlarının yanında ne kadar sıkılıp mahcup olacağını, bilenlerin kendisini ne kadar ayıplayacağını düşünür, kızarır, bozarır, sonra da, utanacak duruma düşmektense bu yanlışı yapmamalıyım, diyerek vazgeçer.Yani utanma duygusu onu yanlışlarından geri döndürüp vazgeçiren koruyucu bir duygu olur.

 

– Neden utanma duygusunda böyle koruyucu bir özellik ve güzellik vardır?

Utanma duygusunun kaynağı imanıdır da ondan. İmandan kaynaklanmaktadır utanma duygusu. Nitekim utangaçlığıyla bilinen gence bir yakını, bu kadar utangaç olma, biraz yırtıl, serpil… manalarına gelen tavsiyelerde bulunurken oradan geçmekte olan Efendimiz’in yaptığı şu ikaz da buna işaret eder. Buyurur ki:

-Dokunma utanan gence, utansın!. Çünkü utanma duygusu imandandır!.

Demek ki basite alınabilecek bir duygu değildir utanma duygusu. Sahibini kötülüklerden koruyucu ve kurtarıcı etkisi söz konusudur.

Bu sebeple utanma duygusu, silinip atılabilecek basit bir duygu gibi görülemez.Hadiste de utanma duygusunun yüce değerine çarpıcı bir ifadeyle şöyle işaret edilmiştir:

– Utanmadıktan sonra istediğini yap!. Çünkü en büyük kayıp, utanma duygusunun kaybıdır. Onu kaybettikten sonra geriye koruyabileceğin bir değerin kalmamış demektir. Artık neyi istersen onu rahatça yapabilirsin..

Bir diğer hadiste de insanın sahip olduğu en yüce vasıflar sıralanırken utanma duygusu, en başta gelen insani değer olarak gösterilmiştir.

Utanma duygusunun koruyucu özelliklerinden biri de, avret yerini açmaktan utandırmasıdır. Bundan dolayı utanma duygusunu kaybetmeyen insan, ne kendi avret yerini açar, ne de başkasının açılmış mahrem yerine bakmaya razı olur. Selman-ı Farisi Hazretleri der ki:

-Ben yüksek yerden düşüp ölmeye razı olurum, ama avret yerimin açılmasına razı olmam!

Tenbihü’l Gafilin’de Hazreti Ali Efendimi’zden de şu söz nakledilir.

-Allah (cc) avret yerini açarak baktırana da, bakana da lanet etmiştir!

Çünkü mahrem yerini açmak da, bakmakda kötü duyguların depreşmesine, büyük günahlara yönelme hissinin canlanmasına sebep olur, haya duygusunu yok eder… Haya duygusunu yitirenlerde ise ne baktırmaktan çekinme ne de bakmaktan utanma titizliği kalmaz. Bundan dolayı Efendimiz (sas) Hazretleri şöyle buyurmuştur:

-Ansızın bakışınızda bağışlanırsınız, ancak sonraki kasti bakışların vebali bakana da, baktırana da yazılır. Bakışlarınızı haramdan koruyun.

Her insanın, koruyucu muhafaza melekleri vardır. Bu melekler onu gölgesi gibi takip edip kötü ruhların şerrinden korurlar. Ancak korudukları insan, avret yerini açar da teşhirde bulunursa muhafaza melekleri ona bakmaktan utanır, uzaklaşırlar. Meleklerin uzaklaştığı yere ise şeytanlar üşüşür, kötü duygular depreşir, fitneli bakışlar başlar. Zaten günahlar da meleklerin uzaklaşıp şeytanların yakınlaşmasından sonra işlenir insanlar arasında..

 

Utanma duygusu herkeste güzeldir. Ama kadında daha da güzeldir. Bir kadının en değerli zineti utanma duygusudur.

Bundan dolayı büyükler demişler ki:

– Altın ziynetlerini kaybeden kadın, kadınlık zinetlerinden hiçbir şey kaybetmemiştir! Ancak utanma duygusunu kaybeden kadın, kadınlık zinetini kaybetmiştir! Çünkü demişler, altın ziynetler satın alınıp tekrar sahip olunabilir, ama kaybedilen utanma duygusu, satın alınarak sahip olunamaz!..

 

-Ne dersiniz, sizin yorumunuz da aynı mı, yoksa gayrı mı?

 

 

 

Ahmed ŞAHİN

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat