İnsan Düşünen Varlık Değil mi?

Günümüz insanı düşünmekten çok, geçiştirmeyi seviyor. Rüzgârın kanatlarına takılmış bir uçurtma gibi nereye savrulduğunu bilmeden gidiyor. Kim bilir, belki bir gün düşünmenin kendisi için ne ifade ettiğini kavrar ve varlık mahiyete ulaşır ya da hayat boyu savrulmaya devam eder.

Tefekkür insanın bütün düşünce katmanlarını harekete geçirir. Şu kategorilerde bizi gerçeğe doğru çeker:

1- Allahın mahlûkatının mükemmelliğini ve hikmetini düşünmemiz hem O’na c.c. olan sevgimizin hem de imanımızın gücünün artmasına yardımcı olur.

2- Allahın emir, yasak ve vaatlerini düşünür; haramlardan kaçar ve ibadetlerimizi yerine getirmeye çalışırsak hayatımızı kontrol ve disipline etme imkânımız olur.

3- Allahın azabını, terk etmesini ve yalnızlığa bizleri mahkum etmesini düşündüğümüzde ürperir, kendimizi kötülüklerden ve duyarsızlık içinde akıp giden gafletten alıkoymamız daha kolay olur.

4- Allahın bahşettiği nimetleri, rızık ve yardımları düşünerek şükretmek, bir kul olarak sorumluluğumuzun farkındalığı içinde bizleri daha erdemli ve faziletli kılacağı gibi Allah’ın kullarına karşı da bizleri daha makul ve mütevazı yapacağı muhakkaktır.

 

Düşünen insan için ibretler vardır

İki kişi Hazreti Aişe’yi ziyaret etmişlerdi. Gelenlerden biri Hazreti Peygamber’de gördüğünüz etkileyici bir şeyi bize anlatır mısın dedi. Hazreti Aişe şöyle dedi: “Resulullah bir gece kalktı, abdest aldı namaz kıldı. Namazda çok ağladı. Gözlerinden akan yaşlar sakallarını ve secde esnasında yerleri ıslattı. Sabah ezanı için gelen Hazreti Bilal, “Ya Resulullah geçmişte ve gelecekte bütün günahlarınız affedildiği halde sizi ağlatan nedir diye sordu. O da “Bu gece Allah bir ayet indirdi, beni bu ayet ağlattı. Dedi ve ayeti okudu: “Göklerin ve yerin yaratılışında gece ve gündüzün birbiri arkasına gelişinde aklı başında olan kimseler için gerçekten açık bir ibretler vardır” (Ali İmran 190) Bir sonraki ayette ise Allah (CC) şöyle buyurur: “Göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin düşünürler (Tefekkür ederler) ve Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz” derler (Ali İmran 191)

 

Umutlarımız yeniden yeşerecek

Varsın dünya değişsin, varsın kötüler kötülük yapmaya devam etsinler. Siz yine içsel seyahatinize devam edin ve bilgeliğin tefekkürün dinginliğin değersizleştirildiği dünyada bu yolculuğun ufuktan süzülüp gelen birer kandil gibi yolunuzu aydınlattığını göreceksiniz, unutmayın!Düşünce toprağımız çoraklaştı ve fikir dünyamız bir çöle döndü.Zihnimizi sarsacak ve bilincimizi uyandıracak eylemi yine düştüğümüz yer olan bu çorak düşünce toprağında, çölleşen fikir dünyamızda gerçekleştireceğiz.Düşünen, akleden, tefekkür eden müminler olarak tarihin önünde insanlığın hazin tablosuna tanıklık ettiğimizi unutmamalıyız. Yeni bir dünya ve yeniden büyük bir medeniyet için insanlık adına umutlarımızı yeniden yeşertiyor, tüm destek güçlerimizi yardıma çağırıyoruz.

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat