Gerçekten Tesettürlü müyüz?

Şair ne güzel söylemiş: Bize bir nazar oldu/Cumamız Pazar oldu/Bize ne oldu ise/Hep azar azar oldu! (Arif Nihat Asya)

Soğuk su dolu kazana atılan kurbağanın, su ısındıkça uyuşup ölmesi gibi azar azar bizden sıyrılıp alınan ya da yavaş yavaş terkettiğimiz değerlerin farkına bile varamıyoruz. Ne kadar duyarsız ve umursamasız. Umursamazlığımız dünyaya değil, ahirete yönelik oluyor genelde. Bir de birbirimize karşı tabi… Elin gavuru (yani bizim ülkede olupta bizden olmayanları kastediyorum) kendi inandığı değerlere karşı bir gayretli, bir çalışkan ki sormayın.

Uzun zamandır küfür dolu bir blogu yakın markaja aldım. Kendi fikrinden olmayan herkesi küfür yağmuruna tutmuş. Ağzından zehir damlıyor zavallının…

Adam olamayan bu şahsın tek bir konusu var, o da; TÜRBANLILAR! Modern giyimli ne kadar türbanlı varsa, facebooktan, çeşitli sitelerden resimlerini toplamış, ağza alınmayacak hakaretler eşliğinde blogunda sergilemiş. Dar kıyafetli kızların, belli olan en mahrem kısımlarına ok işaretleriyle dikkat çekmiş. Hatta bazı resimlere montaj yapılmış. Bu şahısla iki uç noktada olmamıza rağmen bir ortak yönümüz var. O da; İkimizinde türbana karşı oluşu. o, kendisini atatürk’çü ve laik olarak adlandırdığı için sokaklarda Türbanlı görmek istemiyor. Ben de türbanı bir tesettür şekli olarak kabul etmediğim için.

Yazılarındaki bazı kısımları okurken, “Tam da benim gibi düşünüyor” dediğim yerler oluyor; “İslam’da kot pantalon giymek var mı? Bu türban sadece kıl örtüsü mü? Başı örtmek farz da, diğer muhtelif yerleri açmak, caiz mi? İnce çorap giyip bacakları sergilemenin anlamı nedir? Meşhur cemaatteki kadınlar neden hep dar pardösü giyiyor, küçük ve rengarenk eşarp takıyor? Düğünlerde orasını burasını sallayarak oynamanın dindeki hükmü nedir? Parklarda, sokaklarda gayri ahlaki görüntüler sergilemek müslüman kadına, kıza yakışır mı?” diyor. Bu konuda haklı ve aynen bizim gibi düşünüyor.

Fakaaat şahsın derdi İslam değil. O bizi kendi silahımızla vurmaya çalışıyor. “Bakın” diyor “sizin gibiler ne kepazelikler yapıyor. Giydiği kıyafetten en mahrem yerleri belli oluyor. Bu tip giyinen bir kadın, açıklardan çok daha çekici” diyor.

Kendini tesettürlü zanneden tüm kardeşlerime soruyorum? Gerçekten tesettürlü müsünüz? Sonra da eğer kendimizi tesettürlü olarak görüyorsak, bunu ne için ve kim için yaptığımızı sorgulayalım.

Eşarbımızı gören, dönüp bir daha bakıyor mu? Kafamızın arka kısmında belirgin, dikkat çekici bir kabarıklık var mı? Aynaya baktığımızda alımlı bir hanım mı görüyoruz yoksa, sıradan biri gibi miyiz? Arkadan bakıldığında kaba etlerimiz, bel kıvrımımız, önden bakıldığında göğüs çıkıntımız, belli oluyor mu? Her adım attığımız da alttan giydiğimiz pantalon bariz bir şekilde görünüyor mu? Her adımda çıkardığı tak tak sesinden rahatsız olmadan topuklu ayakkabı giyebiliyor muyuz??

Eğer bu sayılanlar bizde varsa, kusura bakmayalım ama biz İslama göre tesettürlü değiliz. Türbanlı olabiliriz ama bunun adı tesettür değil.

Öncelikle müslüman bir kadın ne için örtünmesi gerektiğini bilmeli. Örtünün mahiyeti nedir? Nasıl olmalıdır?

Tesettür, kadını alımlı göstermesin, namahrem bakışları üzerine celbetmesin, vücut hatlarını belli etmesin, kadın çekiciliğini kapatsın diye varsa; makyaj, yaz kış kafanın üstünde duran ışıltılı güneş gözlükleri, dikkat çeken topuklu ayakkabılar, allı pullu çoğu kez ön kısmı bir iğneyle yukarı kaldırılmış eşarplar, nakışlı kıyafetler ve abartılı çantalar tesettürü ifsad eden, amacından saptıran objeler olmaktan başka bir işe yaramayacaktır…

Çekicilik ve tesettür aynı sahada olamıyor maalesef. Türbanlı olabilirsiniz. Fakat sizi çekici kılan tüm ayrıntılardan sıyrılmadıkça tesettürlüyüm diyemezsiniz.

Müslüman kadın olmak kolay değil. Allah’ın emrettiği şekilde örtüneyim, Rıza-î İlahi’den ayrılmayayım derseniz, incitici, aşağılayı bakış ve sözlere de göğüs germek durumunda kalırsınız. Tesettür sizi güzel göstermek için değil, cazibenizi gizlesin diye var.

Kimi kandırıyorsunuz Allah aşkına? Başınıza taktığınız o rengarenk eşarplar, incecik kaşlarınız ve rimelli kirpiklerinizle neyi örtüyorsunuz? Dizlerinizi bile örtmeyen spor kıyafetin altından görünen sütun gibi bacaklarla tesettürlüyüm havasında olmak neyin nesidir?

Ben bu tarz bir kıyafetin bir şeyleri gizlediğine inanıyorum. Fakat gizlenilmeye çalışılan, cazibe veya güzellik değil. Böyle giyinerek ancak tesettürlü olduğunu, İslamlığını gizlemeye çalışır insan.

Bu topraklarda önce kadının çarşafı yok edilmeye çalışılmış. Çünkü çarşaf değişime izin vermez. Modelden modele sokulmaz. Modası olmaz. Tesettür(!) moda dergilerine kapak olamaz. Pardesü her değişime açıktır. Dar olur, kısa olur, nakışlı, kemerli olur. Üzerine falan firmadan eşarplar olur…

Bu firmalar neden çarşaf üretmiyor veya neden müslüman kadının tesettür kıyafetini bu firmalar üstlenmiş?! Neden müslüman hanımlar bu markalardan giyinmeyi bir ayrıcalık olarak görüyor? Genç kızlar niye hep American tarzı ayakkabı giymeyi tercih ediyor?

Müslüman bir hanımın 50 tane kıyafeti, 50 tane eşarbı olur mu? 30 tane ayakkabısı, çantası olur mu? Sadece kıyafetlerini sergilemek için facebook hesabı, blog açan güya tesettürlü hanımlar, hatta yeni doğmuş bebeğinin hergün giydiği kıyafeti sergileyip bu da kızımın kombini derken hangi inancın sularında yüzüyor? Tesettüre nasıl kötü bir imaj çiziyor farkında mı acaba? Dinini gereğince yaşamaya çalışan müslüman hemcinslerini nasıl garip bırakıp yalnızlaştırıyor, ötekileştiriyor farkında mı?

Tesettür kıl örtüsü olamaz asla. Tesettür Allah için büyük bir misyon yüklenen Müslüman kadının bayrağıdır. Bu bayrak şunun veya bunun için değil, falan güzel görsün, filan beğensin, hava olsun diye değil sadece ve sadece Allah öyle emrettiği için taşınır. Komik ötesi bağlama şekilleriyle, köşesinde görünen yahudi firmanın logosuyla bu kutlu emrin gereği örtüyü paçavraya çevirmeye kimsenin hakkı yoktur.

Ama çevre böyle istiyor, markalı, süslü giyinmezsen toplum içinde dışlanıyorsun diyenlere sorarım; bu çevreyi, toplumu kim oluşturuyor? Niçin bu toplumda şeytanlaşmış insanların sesleri daha gür çıkıyor ve daha çok önemseniyor? Bugün çarşaf giyen, geniş pardesü giyen kadın, uzun başörtüsü takan, ağzını kapatan kadın hor görülüyorsa, bunda tesettürü yozlaştıran her kişinin vebali var.

Derdini çekmediğimiz, gözyaşı dökmediğimiz, uğrunda savaşmadığımız dava bizim davamız olamaz.

Öyleyse şu soruyu bir daha soralım kendimize: Gerçekten tesettürlü müyüz? Ya da ”Ey iman edenler iman edin”(Nisa 136) ayetinden aldığım cesaretle şu soruyu da sormak isterim: Biz gerçekten Müslüman mıyız?

 

 

 tessetürle ilgili diğer yazılar

Cahide Sultan

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat