Kur’an’a Kulak Verelim

Her ayın birinci günü, Kur’an-ı Kerim’in birinci cüzünü okurum.Yani baştan yirmi sayfa okurum. İkinci günü ikinci cüzü okurum. Mushaf’ımın içine bellik koymam. İstanbul dışına çıktığımda her hangi bir yerde günlük okumamı yapacağımda ayın kaçı ise, mesela ayın yirmi dokuzu ise Kur’an-ı Kerim’den yirmi dokuzuncu cüzü okurum. Kur’an-ı Kerim, otuz cüz olduğuna göre, ayda bir hatim ederim, yani baştan sona okur, ayın birinde tekrar başlarım. Bir ömür böyle sürer inşallah demeyeyim. Çünkü 92 yaşında bir dostum var; o, üç günde bir hatim etmeye devam ediyor. Bir cüzü yarım saatte okuyorum. Manasıyla ilgilendiğim saatler buna dahil değil.Bunları şunun için anlatıyorum: Siz de günde en az yarım saat Kur’an okuyunuz. Yarım saate kaç sayfa okuyabilirseniz okuyun ve oraya bir bellik koyun, ikinci gün oradan başlayarak yarım saat daha okuyun. Bir kaç yıl sonra siz de yarım saatte bir cüz/20 sayfa okuyabileceksiniz. Tabii ki sözüm okuması zayıf olanlaradır. Ve her gün bir sayfanın manasını okuyunuz ve iş yerinizdeki, okulunuzdaki, dairenizdeki arkadaşlarınıza her gün manasını okuduğunuz bölümden hatırınızda kalanları çay sohbeti yaparken anlatıveriniz.

 

Kur’an’ın manasını okurken bilgimizi artırmak için değil, o bilgi ile hayatımızı düzene sokmak için okuyalım. Nisa süresinin 23’üncü ayetinden okumaya başladınız; nikahı haram olan yakınlarınızı öğrendiniz, arkasından şehevi arzularımızı nikah yoluyla gidermemiz gerektiğini “Sifah”/zina yoluyla, gizli dost edinerek harama girmememiz gerektiğini öğreniyoruz. “Eee zaten biz bunu biliyorduk” demeyin. Bildiğimiz birçok şeyi tatbik etmiyoruz. Hırsızlar, yankesiciler, rüşvetçiler, hortumcular yaptıklarının kötü olduğunu bilmiyorlar mı sanki? Sabahleyin Kur’an’ını açıp Nisa süresinin 29’uncu ayetini “Ey iman edenler, mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak aranızda rızanızla yaptığınız ticaret müstesna. Nefislerinizi öldürmeyin. Muhakkak Allah sizi çok esirgeyendir.” ayetini okuyup işine giden bir insan rüşvet alamadığı gibi veremez de. O gün okuduğu onu etki altında tutar. Hanımına tam kızacağı sırada “Onlara hoşça davranın” 19’uncu ayeti kişiyi tutar. Çünkü emir çok yücelerden gelmektedir.

 

Dünya bilgi yarışlarında, güreşte, yüzmede, koşuda, sanat dallarında birinciliği olmadığına üzülen adama, yürüyemediğine üzülen topala, göremediğine üzülen köre, “Niçin ben erkek olmadım” diye üzülen kadına, “keşke kadın olsaydım” diyen erkeğe Rabbimiz, “Allah’ın, sizi kendisiyle birbirinize üstün kıldığı şeyleri istemeyiniz. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır. Kadınlara da kazandıklarından pay vardır. Allah’tan fazlını (lûtfunu) isteyin. Muhakkak Allah her şeyi bilendir.” (Nisa 32) buyurarak teselli verir ve bizi, kendimizde olan madenleri keşfetmeye yönlendirir. Hepimizde, başkalarında olmayan özellikler vardır.

 

Biz, başkalarında olanı değil kendimizde olanı işletmeye çalışalım. Kur’an’ı okumaya Nisa süresinden devam ediyoruz. Eşler arasındaki uyuşmazlıkları aile içinden hakemlerin halletmesi gerektiğini bildirirken Rabbimiz, bizim yirminci asrın sonlarına doğru bulduğumuz “Hakem” usulünü 1400 sene önce bize gösterivermiş.Her gün Kur’an’ı okumaya devam edersek kula kul olmamayı, yalnız Allaha kul olmayı, anne-babaya, akrabalara, yetimlere, fakirlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolda kalmışa, yanınızda çalışanlara iyilik yapmayı emreden ayetleri okuduktan sonra çıkarsak insan içine, o ayetler bizi yönlendirir. (Bak, Nisa 36) “Peki de ayetlerin manasını hangi kitaptan okuyalım” derseniz, ben size evinizde olan herhangi bir tefsiri okumanızı tavsiye ederim.

 

 

Mahmut Toptaş

 

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat