Esneklik

İnsan kırılgan bir varlık olduğundan onun ilişkileri de kırılgan bir mahiyet arz ediyor. Ne ki, hayatın temelinde ilişkiler var. Onun için insan, ilişkilerini kesip koparmaktansa, belli bir kıvamda, mesafede, ayarda yürütmek zorunda. İnançlar, değerler, kurallar, örfler, adetler ve hatta bazen yasalar, o kıvamın, mesafenin sağlanması için devrede. İlişkilerin bütün bütün dağılmaması, bitmemesi, un ufak olmaması ve böylece insanı yaşamdan uzaklaştırmaması, topluluk ruhunu yok edecek denli hayattan koparmaması için kimi önlemler alınıyor. Mesafe duygusu, hoşgörü, tahammül, seviyeli ilişki bu önlemlerden bazıları. Tıpkı esneklik gibi.

 

 

Esneklik, insan ilişkilerinin kırılganlığını hafifletme adına bir önlem. Karmaşık ilişkiler denizinde her an boğulmayla yüz yüze olan kişiye uzatılan bir can simidi. İlişkilerin çoğu zaman insanı boğduğu, onu bir yere hapsettiği, belirlediği, neredeyse biricik halini sürdüremez kıldığı bilinen bir husus. Boğucu sevgi ve dayatmacı arkadaşlık/dostluk ilişkilerinde olduğu gibi. Aynı şekilde hayli cesur ve diretgen bir varlık olan insanın, hayata kendi penceresinden bakıp öylece yorumlama ısrarı da ortada. O insanın kendi penceresi ve kendi bakışı. Kolay kolay vazgeçmediği kabulleri, redleri, doğruları-yanlışları… Hep kendi bildiğini okuma edimi. Hep kendi penceresinden gördüklerini gerçek ve hakikat görme arzusu. Kendi heykelini bu denli cilalama heveslisi bir varlık, kendi bilgisi, görgüsü, bakış açısı ve ölçütlerinin haricinde bir başkasının değerlendirmelerini kabule yanaşır mı? Bir başkasının sözüne itibar eder mi? Ona doğru esneyebilir mi? Ona sempati duyabilir mi?

 

 

Esneklik, esasen yakın olmaya meyletmek; yakında olmayı, yakından bakmayı murad etmektir. Buna azmetmektir. Esneklik ötekine yakınlaşmayı gerektiriyor. Başkasına doğru adım atmayı, onu dinlemeyi, gözlemeyi, bir ihtimal onu anlamayı… En azından bütün bunların kapısını aralıyor. Muhatap anlaşılır yahut anlaşılmaz, sevilir yahut sevilmez ama en azından bir varlık olarak önemseniyor, biliniyor, görülüyor. Yakınlık esnekliğin şartı; uzaklıkta esneklik olmuyor. Olsa olsa uzaklıkta katılık, keskinlik, kopukluk yurtlanıyor. Davulun sesinin uzaktan hoş gelişi gibi bir durum. Ahkâm kesmek, yargılamak, kesip doğramak, bir kalemde silip atmak uzaktan daha kolay. Bundan ötürü bu davranışların insanı insandan uzaklaştırması manidar. Oysa yakınlık zorunlu bir şekilde esnekliği gerektiriyor; bir mecburi istikamet gibi. Yakınken esneklik göstermeyen uzağa düşer; yakınlık olacaksa bu ancak bir başkasını kendi gibi aziz bilmekle mümkün.

 

 

Esneklik, yakınlığı gerektirdiği gibi yakınlığın iksiri olan mesafeyi de imliyor. Esneklik, belli bir mesafeyi muhafaza ederek yakın olma, yakından bakma hali. Yakınlık ve mesafe, esnekliğin omurgası. Her insan tekinin biricikliğini örseleyen, yok eden mesafesiz yakınlık algısı, elbette esneklik anlayışının uzağına düşüyor. Aynı şekilde mesafeyi ihlal eden ilişkiler de esnekliğin zarafetini ve ağırlığını zedeliyor. Bu bakımdan, muhatabını önemsemeyi kendine ilke edinen esneklik, yakınlık ve mesafe ile bir iyiliğin doğmasını arzuluyor. Esneklik iyiliği ve iyileştirmeyi amaçlıyor. Sadece iyilik için kendini seferber ediyor.

 

 

Esneklik insanların birbirleriyle farklı bir bağ kurmasına işaret ediyor. Bir bağ esneklik, sosyal ortamda vukuu bulan bir ilişki biçimi. Bu ilişki biçimi, muhatapların yakınlığını arzuladığı gibi onların aynılaşmadan, kişiliklerini kaybetmeden, kendiliklerine halel getirmeden, kendi görüşlerini körleştirmeden biricik varlık olarak hayata katılmalarını salık veriyor. Esneklik, insanın kişiliğine ve kimliğine hürmet etme tutumu. Bu yönüyle harika, kazanılması elzem olan bir beceri. Bu beceri, doğal olarak, insanın kör benliğini, hasetçiliğini, kıskançlığını, kibrini törpüleyecek. İnsanı, tam da adam eden bir beceri. Adam olma yolunun temel basamağı olan bir beceri.

 

 

Esneklik, kazanılması gereken ve hayat yolunda istendiği takdirde kazanılan bir beceri olduğuna göre, bir zorluğu barındırıyor demektir. Belki bu zorluk, bütün insan ilişkilerindeki temel hususlar için de geçerli. Nankör, hırslı, kör ve cesur bir varlık olabilen insanın, bütün dünyaya kendi fermanını okuma isteği, bütün dünyayı dize getirme hırsı bilinen bir gerçek. Böyle bir varlığın başkası ve öteki ile kuracağı her türlü ilişkinin yükümlülük dışında ancak bir beceri olacağı muhakkak. Beceri ise o hırslı ve nankör olabilen insandan başka davranışlar bekliyor: Tahammül, sabır, sebat, fedakârlık ve azim… Bütün becerilerin can suyu olan diğer huylar gibi.

 

 

Aynı şekilde esneklik bir beceri ise bir şey adına, bir şey için kazanılması düşünülmeli. O insan, ne için geri çekilecek kalelerinden, yani başarılarından, yüksek konumlarından, etiketlerinden? Ve ne adına vazgeçecek hırslarından, şehvetinden, kibrinden? Kuşkusuz bir ruh için; kendisini de diğerleriyle birlikte donatan, besleyen, iyileştiren, yaralarını saran bir ruh için. Kardeşlik, ahbaplık, dostluk ve dahası insanlık için. Esneklik gösterirken verdiği çok az ödünün, nice yaraya, nice hastalığa merhem olduğunu görmesi için.

 

 

Esneklik, insanın kendi zemininde durmasını, oradan bakıp değerlendirmesini önemsiyor. Kendi konumuna sadık kalarak başkalarıyla birlikte olabilme yolunu açıyor. Bu bakımdan bir vazgeçiş, terkediş, ayrılış değil esneklik; insanın kendi değerleri ve zemininden kopmasını arzulamıyor. Aksine orada kalarak yanına-yöresine ihtimam göstermesini, yanını-yöresini kolaçan etmesini, el uzatmasını istiyor. Kendisini ve etrafını mamurlaştırmasını bekliyor; kendisiyle birlikte etrafını tarumar etmesini değil! Bir ağacın salınışı gibi, bir kadının kapısının önünü temizlemesi gibi, bir dedenin kendi çağının hayli uzağında yaşayan torununu anlamak adına gösterdiği büyük sabır gibi. Bu ise insanın kendi görüşünü, algısını, bakışını, doğrularını dayatmamasını gerektiriyor. İlişkileri baskılayan, koparan dayatmanın zıddıdır esneklik.

 

 

Esneklik, hayatın doğasında olan kırılganlığı ve yıkımı en aza indirme, hayata kasteden keskin bıçakları köreltme, kör bakışları açmaya dönük güçlü bir adımdır. Bir yaşama ilacı, bir yaşama iksiri. Hayata tutunmanın bir yolu. Bir incelik kazanma sanatı. İnsanın kaba-saba, kof, bayat hallerinden soyunup bir inceliği, incelmeyi giyinme ameliyesi. Bir incelik sanatı! Çünkü esneklik göstermeyen kırar ve kırılır. Esneklik ise yakınlaştırır.

 

 

Köksal Alver

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat