Okuma Manifestosu

1. Okuma, eğitim- öğretimin kolay ve çabuk gerçekleştirilmesi amacı ile sürdürülen ve sadece öğrencileri ilgilendiren bir faaliyet değildir. Tüm toplum bireylerinin sürdürmesi gereken, insani bir eylemdir.,

 

2. Okur olmak, nicelik açısından çok okumak değildir. Nitelikli ve sürekli okumalar yapmaktır.,

 

3. Okur olmanın ilk aşaması; okumanın teknik bir faaliyet değil, canlı bir eylem olduğunun algılanmasıdır.,

 

4. Okuma bir alışkanlık değildir. Alışkanlıklar gibi -pasif- kendiliğinden kazanılıp gösterilen bir eylem olmanın ötesinde, kazanılma sürecinde ve kazanıldıktan sonra aktif olmayı gerektirir.,

 

5. Okuma faaliyeti boş zamanlarda veya özel zamanlarda (belirli saatlerde aile bireyleri ile, arkadaş gruplarıyla) gerçekleştirilmesi gereken bir faaliyet değil, sürekliliği olan ve zamanla ihtiyaç halini alması gereken bir eylemdir.,

 

6. Kitaba ve okumaya dair her şeye (Fuar, sergi, afiş, ayraç, imza günü, yazara ve kitaba dair anekdotlar) ilgi duymak, okur olunduğunun göstergelerindendir.,

 

7. Model alarak öğrenme, eğitim ve öğretim ortamlarında etkin bir öğrenme yöntemi olduğundan, öğrencilere okurluk vasfını kazandırmak için, öğretmenin model bir okur olması gerekir.,

 

8. Öğretmenler, okuma sürecini kitaplara ve yazarlara dair anekdotlarla canlandırmalı, beğenilen kitapların yazarlarıyla yapılan söyleşileri, video kayıtlarını paylaşmalı, öğrencilerin yazarı, yaşayan bir varlık olarak algılamalarını sağlamalıdır.,

 

9. Okullarda okunan kitaplara dair özet isteme, okunan kitaplardan hareketle sınavlar yapma gibi faaliyetler kısa vadede yararlı olmakla birlikte; okuma eylemini, hayata dair bir eylem olmaktan çıkarıp okulla sınırlandırmaktadır. Öğrencilerin okuma takipleri bu gibi yöntemler yerine, kitap üzerine tartışmalar, belli bir planlama yapmadan kitaba dair paylaşımlarda bulunma, okul dışındaki faaliyetlere, okumayı dâhil etme biçiminde olmalıdır.,

 

10. Başta öğretmenler ve medya kurumları olmak üzere, toplumun şekillenmesinde etkili olan herkes ve her kurum; okumayı gerçek bir statü ve imaj unsuru olarak algılamalı ve bu gerçeğin yerleşmesi için çaba göstermelidir. Bu statüde bulunmayan ve bu imajı taşımayan tüm kurum ve kişilerin değersiz olduğu kanaati topluma yerleştirilmelidir.,

 

Serdar Arslan

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat