‘Mü’min Kul Altın Gibidir’ Biz Müslümanlar

Biz Müslümanlar, her sözü duyan, en güzeline uyan insanlarız. Biz Müslümanlar, içini Hak için, dışını halk için süsleyenleriz.Biz Müslümanlar, “Keşke” demeyen, yapılan yanlışı düzelterek yoluna devam edenleriz.Biz Müslümanlar, milyar dolar kazansa kalp grafiği yükselmeyen, milyar dolar kaybetse kalp grafiği düşmeyen “Allah verdi Allah aldı” deyip yoluna devam edenleriz.Biz Müslümanlar, dünyanın bütün ajanları, kiralık katilleri üzerimize geldiğinde onların hepsinin gücünün Rabbimizin gücü karşısında sinek pisliği kadar değeri olmadığını bilenleriz.Biz Müslümanlar, bütün hücreleriyle, benliğiyle Rabbin rızasına kilitlenenleriz.”Karıncanın gönlünü kazanırsam Süleyman’a (a.s) layık olurum, bir köpeğe su verirsem Ashab-ı Kehf’e arkadaş olurum. Bir deveye yem verirsem Salih aleyhisselamla beraber olurum. Bir kediyi okşarsam Ebu Hüreyre (R.A) ile olurum” diyerek hareket edenleriz.

 

Biz Müslümanlar, bütün bunları yaparken hiçbir zorluğa boyun eğmeyen, yolu denize uğrasa Musa gibi dalanlarız.Biz Müslümanlar, yolu hapse uğrasa Yusuf gibi orayı medreseye çevirenleriz. Hak yolunda iken ateşe atsalar İbrahim gibi ateş içinde gülistanı görenleriz.Biz Müslümanlar, İbrahim’in ateşini gözyaşıyla söndürmeye koşanlarız.Biz Müslümanlar, Yusuf’un yırtılan eteğini yüzümüzün derisiyle kapatmaya koşanlarız.Biz Müslümanlar, bütün insanlara Hz. Adem’in çocuğudur gözüyle bakanlarız.Biz Müslümanlar, bütün köpeklere Ashab-ı Kehf’in köpeğinin neslindendir diyerek bakanlarız.Biz Müslümanlar, her geceyi Kadir, her geleni Hızır bilenleriz.Biz Müslümanlar, arabaya binse sevdiklerime götürür diye, tabuta girse Mevlâ’ma götürür diye sevinenleriz.Biz Müslümanlar, güneşin doğuşu gibi doğarız. Zalime de, mazluma da, katile de, maktüle de, güllüğe de, küllüğe de ışık veririz.

 

Biz Müslümanlar, küfrün karanlığını giderenleriz.Kuytularda sinen küfür gölgelerinin boyunu kısaltanlarız.Biz Müslümanlar, gri bölgelerde hem Mümin hem kafir kıyafetinde dolaşanlardan değiliz.İslam’ın nuruyla aydınlanan ve de aydınlatmaya çalışanlarız. Biz Müslümanlar, güneş gibi, karşılık istemeden her türlü eşkıyanın gönlüne girip, küllüğü kurutup güllüğe dönüştürenleriz.Biz Müslümanlar, örnek ve önder olarak Hz. Muhammed sallallahü aleyhi ve sellemi seçenleriz.Biz Müslümanlar, gavura itaat etmektense ölmeyi tercih edenleriz.Biz Müslümanlar, “Katlimiz şehadet, sürgünümüz seyahat, hapsimiz halvettir” diyen ve bu direnişle dünyaya medeniyetin ne olduğunu öğreten, Viyana kapıları önüne vardığında Ezan-ı Muhammedi ile “Hayye alel felah/ Haydin kurtuluşa” diye çağıran bir dinin müminleriyiz.Biz Müslümanlar, “Müminler her sözü duyarlar, en güzeline uyarlar.” (Zümer suresi 17) ayetine uyarak her şeyin güzel tarafını görenleriz. Sevgili Peygamberimiz, “Mü’min kul, altın parçası gibidir. Ateşe atıp eritseniz ateşten daha temiz şekilde çıkar.” buyurmuş. (Abdürrazzak, Müsned, 11/404, hadis 20852; Abdullah bin mübarek, Zühd, hadis 1610; İbni asakir, Tarihu Dımışk, hadis no 4590; Abdullah bin Mübarek, Zühd, hadis no 1610; Hakim, Müstedrek, hadis no 253; Kenz’ül Ummal 792)

 

24 ayar yüz gram altını ateşte eritseniz, ateşten çıkınca yine yüz gramdır.”Altına Hücum” yaptıkları gibi altından daha değerli Müslümanlarla birebir karşılaşınca “Ben aradığımı buldum” deyip Müslüman oluveriyor.Altın küflenmediği gibi, çirkefe düşmeyle de değerinden bir şey kaybetmez.İstiğfarla kirini siler sanki hiç günah işlememiş hale geliverir. Altın, ateşe girince katışık maddelerden arındığı gibi, Müslüman da kafirin her türlü tuzağından geçerken temizlenir.İbrahim aleyhisselam gibi ateşi gülistan olur.Yusuf aleyhisselam gibi hapishanesi medrese olur.Musa aleyhisselam gibi denizi yol olur.

 

Mir’ati baba:

“Zincir kâr eylemez bizlere sofi

Bin can ile bir Canana bağlıyız.

“Beli” dedik bildik emr-i ma’rufu

Hükmü baki Adil hana bağlıyız” demiş.

Mevlâ’nın mabedinde zikir çekenin tespihi zincirden olur” demişler.Güller, gülyağı olup güzellerle beraber olabilmek için yola çıkar. Kaynayan kazanlardan, cenderelerden geçtikten sonra sevdiğine kavuşur.Biz bu yola baş koymuşuz. Başkan da olunabilir, baş da gidebilir. Her iki halde de mü’mine rahmettir. Kur’an’da: “Deki: Siz bize ancak iki güzellikten birini gözetleyebilirsiniz” buyurmuş. (Tevbe 52)

“Baş veririz zalime, baş eğmeyiz asla

Mahbes mi, ya Maktel mi, hedef bizce pek a’la” demiş Abdülhak Hamid bey.

Namık Kemal bey:

“Merkezi hake atsalar da bizi

Küre-i arzı patlatır çıkarız.”

Zulmün temellerini parçalarken bizi dünyanın merkezindeki lâvların içine hapsetseler bu seferde bu yeryüzünü patlatır çıkarız” demiş.Bu yolun yolcusu olan Mehmet Akif merhum da,”Ne zindanlar olur hail, ne menfalar, ne maktellerYürürsün seddi rahın olsa hatta ahenin eller”.Yani, zindanlar, sürgünler, öldürmeler sana engel olamazlar. Demirden eller yolunu kapasa bile sen yürümeye devam edersin””diyor. Bütün bu dediklerimin ispatı, bu çağın inkar pisliğini Çin’e, Japon’a, Rus’a afyon gibi yutturanlar, yalnız gönlünü Allah’a kaptıran Müslümanlara yutturamadıkları için bütün güçleriyle Müslümanlara saldırıp başarılı olamamalarıdır.

 

 

Mahmut Toptaş

 

 

 

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat