Tuzak Kuranlar Tuzaklarında Yok Olur

Ülkemizde korkunç büyüklükte kötülükler, israflar, münker (çirkin) işler cereyan ediyor. Küfür, şirk, nifak, fitne, fesat, zulüm, israf, sigara ve içki tüketimi, fuhuş almış yürümüştür. Ahlâk çökmüştür. Devleti ve milleti hortumlayanlar egemenliği ellerine geçirmişlerdir. Zalimler imparator, zaniyeler kraliçeler gibi olmuşlardır.Bunca kötülük içinde, kafalarını Müslümanların ibadetlerine ve ibadet olan amellerine takan kimseler dengeli ve insaflı kişiler değildir. Hele bir düşünün bunlar neden fuhuş yapılmasına, kadın satılmasına karşı çıkmıyorlar?Neden bunca israfa isyan etmiyorlar? Niçin uyuşturucu mafyasının okul çocuklarının % 80’nini zehir tanıştırması karşısında feveran etmiyorlar?Çünkü çoğunun ekmek teknesi (!) bunlar da onun için kötülükler içinde suspus halindeler.Ülkemizde Müslümanlar tarihi arızalar yüzünden hep ezilmişler, perişan olmuşlardır. Bu mecra maalesef devam da etmektedir. Bir yandan zalimlerin düşmanlığı, öbür yandan münafık ruhlu din sömürücülerinin hiyanetleri yüzünden örs ile çekiç arasnıda kalmış demir gibiyiz. Biz Müslümanları bu ihanet ve zulüm kasırgasından ehl-i sünnet itikadına ve ahkamına sımsıkı sarılmak kurtarır.

 

Her gittiğim yerde bazı Müslümaları üzgün ve bezgin görüyorum. İslâm ile ilgili ne görür ve duyarlarsa sıtmaya tutulmuş gibi bir tavırla mukaddeslerimize saldıranlar kimseyi ümitsizliğe düşürmesin. “Efendim onların makamları ve şöyle güçleri var” diyenler var. Olsun varsın, ne olacak yani? Öncekilerin yok muydu güçleri? Kendi tuzakları kendilerini helâk etmedi mi? Fatır sûresinin 43’ncü ayetine bakarsanız zalimlerin akıbetlerini görürsünüz.Mekkeli kâfirler tâ Yemen’den Şam’a kadar ticaret için gittikleri her yerde Peygamberimiz Efendimizin aleyhinde konuşarak duymayanlara aleyhte de olsa İslâm’ı duyurmuşlardı. Bunlar İslâm’a kötülük yaptıklarını zannediyorlardı. Lakin, iyilik yaptıklarının farkında değillerdi. Bu menfi propagandayı duyan birçok insan Mekke’ye Rasulüllah’ı görmeye geldiler. Gördüler, konuştular ve Müslüman oldular. Memleketlerine döndüler. Yakınlarının da Müslüman olmalarını sağladılar.Günümüzde cahiliye yandaşlarının yaptıkları aynı şeyi tekrarlamaktır. Bizim elimizde dünyanın her tarafınaİslâm, Müslüman, Kur’ân, Muhammed, Mü’min, kâfir sözlerini duyuracak imkânlarımız yok. Bizim bu imkânsızlığımızı Allah kâfirlere şöyle ya da böyle yaptırıyor. Şimdi duymayanlar da İslâm’ın ne olduğunu araştırmaya başladılar. Hepsi Müslüman adayı oldular. Bugüne kadar Müslüman olanlar araştırmalarını yaparken adı Müslüman olanların yaptıklarına değil, Müslümanların Kitabı’na bakarak değerlendirerek bu sonuca ulaştılar. Günümüzdekiler de aynı metodu takip ediyorlar.

 

Hasıl-ı kelâm, kâfirler, zâlimler, hâinler kendi kurdukları tuzakta yok oluyorlar, hâlâ farkına varamadılar..

 

 

 

Mevlüt Özcan

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat