Ölüm Tablosunu Biraz da Biz Çizmekteyiz

Şu modern çağda. Şu zengin dünyada. İnsanların, yemeden içmeden bıktığı bu zaman diliminde.Daha lüks ve daha konforlu hayat hayallerini gerçekleştirmekten başka gayeleri olmayan bu insanlık ailesinin yanı başında.İnsanlar ölmekte.Hepimizin dâhil olduğu büyük cinayet şebekesinin gayretleri ile insanlar açlıktan, susuzluktan, mikroptan ölmekte.Herkesin dahli olan bu ölüm tablosunda ben de hiç masum değilim.Abdest alırken bir kova su harcıyorum, bu büyük günahım yüzünden kim bilir nasıl yerlerde sürünüyorum.Omzumdaki melekler ne kadar üzülüyorlardır kim bilir, bu su israfım karşısında.Önderin eylemi ne kadar soylu oysa.Nehrin kenarında bile abdest aldığı suyu israf etmeyişi.Modern insanın Karunlaşarak, duş altında hamam sefalarını uzatmaları ile belki de ölmekte o denli çocuk.Gazetedeki resmine baktım da, gözleri açık gitmiş o çocuğa.Belki de aylardır bedenine bir avuç su çarpamadığı için enfeksiyona yakalandı.Kirli de olsa bulabildikleri suyu sadece içmek için koşturan bu insanların aylardır banyo yapamadığını düşündünüz mü hiç.Sinekleri sevindiren artıkların vücutlarına yapıştığı.Temizlenememiş el ve ayaklarında biriken virüslerle, onlar hayata elveda derken, bizler de insanlığa veda ettik.BM, önderden hayli geri kalmış bir yavaşlıkla, ancak yeni uyanıyor asırlık uykusundan.

 

“Suyu tasarruflu kullanın”

Yaklaşık 1,6 milyar insanın suyun kıt olduğu bölgelerde yaşadığına işaret edilen raporda, bu soruna eğilinmemesi halinde kısa zamanda bu sayının 2 milyara çıkabileceği uyarısında bulunuldu.2050’de dünya nüfusunun 9 milyara ulaşmasının beklendiği ifade edilen raporda, bu döneme kadar durumun giderek kötüleşeceği kaydedildi.Gelecek daha da karanlık.Mutlaka evlerde bir şeyler yapılmalı.Çamaşır makinelerinin attığı suyu tuvaletlere bağlayıp, şehir suyunu israf etmeme yoluna gidilebilinir.Sebze ve meyvelerin yıkandığı su, yine bidonlara biriktirilip, bahçe sulanabilir ya da tuvalete kullanılabilinir.Hele şu yemek ve ekmek israfı had safhada.Açlıktan ölenlerin yerine koyup kendinizi, beğenmediğiniz yemekleri dökerken elleriniz titremeli.Önder ne harika uyarmış bizleri:”Kim ki tabağını tertemiz yiyip, sünnetlerse; tabak ona şöyle dua eder; “sen beni şeytandan kurtardığın gibi, Allahü Teala da seni cehennem azabından kurtarsın”

 

Ne çare ki önderin onca hassasiyetine karşın, doldurulan tabaklar, bitirilmeden çöpe bırakılmakta.Bir israf hovardalığı da tatil yerlerinde.Tesisin açık büfe yemek salonunda kıtlıktan çıkarcasına, tabaklarını doldurup, birinin bile o tabakları bitirdiklerini görmedim.Sigarayı yakıp küllerini dökerek, “parasını verdiğime göre yerim de çöpe de atarım” zalimliği, insanlığa hiç uymamakta.Kaç kez işletme sahiplerini uyardım.Bir levha asınız, şu açık büfenin yanı başına.”Bitirmeyeceğin tabağı doldurma””İsraf haramdır””Yiyiniz içiniz israf etmeyiniz”Hadi İslam’dan habersiz işletme sahipleri bu önerime gülüp geçtiler.Ama Müslümanların işlettiği tesislerde de bu önerime hiç sıcak bakılmaması, “Olur mu öyle şey, insanlar ne der ki”, zayıflığı gösterilmesi; başımıza daha ne felaketler açacak.Ayıp olan insani uyarı değil, artık yemeklerle yeni yemekler hazırlayıp; bunları haberleri olmadan insanlara yedirme hinliği.Oysa değil tesislere, şehrin en büyük meydanlarına asılmalıdır, israfın haram olduğu.

 

 

Mine Alpay Gün

 

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat