Naht Sanatının Nabzı Bursa’da Atıyor

 Recep Ulu

Bab-ı Nun sanatkârlarından Recep Ulu

Naht sanatı eserlerini evvelemirde cami ve türbelerin mihrab ve minberlerinde görürüz. Cami, külliye ve medreselerde talebelerin hafızlık yaptığı rahleler üzerinde, konakların kapı, pencere ve dolap kapaklarında görüp de üzerindeki emeğin farkına varamadığımız naht, ağaca kabartma şeklinde yontmak suretiyle şekil verme sanatıdır. Bursa’da naht sanatına önemli eserler kazandıran Bab-ı Nun sanatkârlarından Recep Ulu ile sanatı üzerine sohbet ettik.

İbrahim Ethem Gören: Güzel sanatlarla ve özelde de naht sanatıyla irtibatınız nasıl başladı?

Recep Ulu: Güzel sanatlara ilgim tahsil yıllarıma dayanır. Okuduğum lisede hüsnü hat dersi ile musiki derleri veriliyordu. Bir müddet bu derslere devam ettim. Bir ara alçı çalışmaları yaptım ama bundan pek fazla haz almıyordum. Bursa’ya geldiğimde bir arkadaşımın naht sanatı icra ettiğini gördüm ve çok etkilendim. Ve böylelikle naht sanatı serencamım başlamış oldu. İlk olarak talik bir besmele kestim ve hattat meslektaşım, ağabeyimiz Zafer Günal’a gösterdim. Zafer Bey yaptığım çalışmayı beğendi onun yol göstermesi ile Hocam Mahmut Şahin ile tanıştım. Mahmut Şahin Beyle olan teşriki mesaim beni kuvvetli bir şekilde naht sanatına ve ardından da hat sanatına bağladı… Şimdilerde çalışmalarım hocamın gözetiminde devam ediyor.

Naht sanatı deyince ne almamamız gerekiyor?

Nath sanatı ağaca; nitelikli ağaca şekil verme sanatıdır. Bu sanat oyma, kakma, kabartma ve yakma usulleriyle icra edilmektedir.

Naht sanatının tarihi hakkında bilgi verir misiniz? Bu sanatın kilometre taşlarını hangi üstadlar oluşturuyor?

Aslında naht sanatı İslamiyet’ten önce Ortaasya’da yaşayan Türklerde heykel ve oyma şeklinde karşımıza çıkıyor. İslam dininin heykeltıraşlık sanatına müsaade etmemesi Türklerin ahşap oyma sanatında ilerlemesine yol açıyor. Naht sanatı Selçuklular döneminde önemini korumuş, Osmanlı döneminde ise en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Bu sanatta çok eski üstatları bilmiyoruz. Çünkü eserlerin altında imzaları mevcut değil. Ama günümüzde bu işi yapan önemli üstatlar var.

Eskimez naht eserleri nerelerde?

Bu sanatın izlerini Erzurum, Konya, Beyşehir, Bursa ve Sivas başta olmak üzere Anadolu’nun birçok yerinde görmek mümkündür.

Bursa özelinde soracak olursak Bursa Müzesi’ndeki ve Ulu Camii’deki naht örnekleri için neler söylemek istersiniz?

Bursa Ulu Camii malumunuz Osmanlı hat sanatının en güzel örneklerine ev sahipliği yapıyor. Ulu Cami’de H.1321-1903 yılında hakedilmiş Peygamber Efendimizin (sav) “Subhanallahi ve bihamdihi subhanallahilazim.” hadisi şerifi naht olarak yazılmıştır. Bu levha Osmanlı naht sanatının en önemli örneklerinden biri olma özelliğini taşımakta olup 108 yıllık geçmişine rağmen bozulmadan günümüze kadar gelmiştir.

Nahtın hat, tezhip, minyatür ve ebru sanatları kadar cemiyet nezdinde tanınmamasını neye bağlıyorsunuz?

Bu sanat biliniyor ama naht sanatı olarak tanınmıyor. Genelde insanlar bu sanatı oyma, kakma sanatı olarak biliyor. Bir de çok zahmetli, zor, sabır ve zaman gerektiren bir sanatla meşgul oluyoruz. BU keyfiyetten hareketle bu sanatın icracılarının sayısı az… Buna bir de endüstriyel alandaki gelişmelerin ahşaba tahakkümünü de ekleyecek olursak sanatımızın gölgede kalmasını izah daha kolay olacaktır.

Türkiye’de bu sanatın önemli temsilcileri kimlerdir?

Naht sanatına yıllarını vermiş, çok önemli eserler ortaya koymuş, talebe yetiştirmiş hocalarımız var… İstanbul’da Süleyman Sırrı Şenol hocamız, Konya’da Abdullah Şanlı hocamız, Bursa’da Hüseyin Avni Kabaçalı hocamız var.

Bu sanatı kimden meşk ettiniz? Kaç yıldır naht çalışıyorsunuz?

Bende biraz üveysilik var… Bu sanatı Hamid Aytaç hocamızın hat sanatı tecrübesinde olduğu gibi kendi kendime öğrendim. Mülakatın başında da söylediğim gibi bu ilk naht örneğini bir arkadaşımdan gördüm. Ardından her hangi bir ustadan meşk etmeden naht çalışmalarına başladım. Ardından Hüseyin Kabaçalı Hocam ve Süleyman Sırrı Şenol Hocamla sürekli irtibat halinde bulunarak bilgi ve deneyimlerinden istifade ettim. Yedi yıldır da Hocam Hattat Mahmut Şahin’in gözetiminde Bab-ı Nun Geleneksel Sanatlar Atölyesi’nde naht sanatına hizmet etmeye gayret ediyorum.

Efradını cami ağyarını mani bir naht eseri ortaya çıkartabilmek için gereken eğitim süreçlerini anlatır mısınız?

Efradını cami ağyarını mani bir naht eseri eserini ortaya koymak için ilk önce hat sanatını iyi bilmek gerekir. Bununla birlikte nahta sevdalı bir talibin mutlaka iyi bir hattatın gözetim ve denetiminde bulunması gerekir. Ortaya güzel bir eser çıkarabilmek için en azından beş sene gibi bir zaman gerekir.

Hangi malzemeleri kullanıyorsunuz?

Genelde kullandığımız malzemeler su kontrası ile abanoz, ceviz, armut, sedir, gül ve kavak ağacıdır.

Bu malzemeleri teminde sorun yaşıyor musunuz?

Bu malzemeler ülkemizde oldukça yoğun bir şekilde bulunduğu için malzeme temininde herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmıyoruz.

Bir naht eserinin ömrü ne kadardır?

Naht eserlerinin ömrü ağacın cinsine ve mekânın durumuna göre değişiklik arz eder. Naht çalışması rutubet ve nem gibi harici tesirlere maruz kalmazsa yüzyıllar sonrasına kalacaktır. Sanatkâr dedelerimizden; Selçuklu ve Osmanlı’dan bizlere miras kalan naht sanatı eserleri hala ilk günkü estetik izzetini muhafaza etmektedir.

Sülüs bir besmelenin kâğıttan ahşaba geçerek naht eseri formuna gelmesinin aşamalarını anlatır mısınız?

Hat kalıplarını ahşaba geçirmek için önceleri kopyalama metodunu kullanıyorduk. Şimdi ise bu işlemde çeşitli kimyasal metotlar uyguluyoruz. Bu yazının orijinalliğini koruyarak, ahşaba kolay geçmesini temin ediyor. Daha sonra ağacın cinsine göre çeşitli ebatlarda kıl testeresi ile yazıyı kabartma şeklinde ortaya çıkartıp çeşitli renk ve zeminlere göre yazıyı yapıştırıp levha haline getiriyoruz.

Naht icrasında hangi aşama daha bir ustalık gerektirir?

Naht, sabır ve zaman gerektiren bir sanat olduğu için eğer usta hat yazısının anatomisini bilmiyorsa icra etmesi çok zordur. Naht sevdalılarının öncelikle iyi bir hat sanatı eğitimi alması gerekir. Nahtta asıl önemli ustalık yazının geçirilmesi ve ahşabın kesilmesi aşamalarında ortaya çıkmaktadır.

Bir de tashih mevzuu var. Hatta ve tezhipte tashih nisbeten kolay… Nahtta hata olunca telafisi mümkün mü?

Bu işi iyi öğrendikten sonra ahşap dikkatli kesildiği takdirde hata payı en aza inecektir. Kesimde hata olduğu zaman da ahşabın tozu biriktirilerek hamur haline getirilerek tashih gerektiren yere yapıştırılıp sorun giderilir.

 

Naht sanatında çoğu kez hat yazısı çalışıyorsunuz? Hat eğitimini kimden aldınız?

Hat sanatı eğitimini Hocam Mahmut Şahin’den meşk ediyorum… 7 yıldır Hocamızdan tefeyyüz ediyoruz. Zaten ahşaba/ağaca işlediğimiz eserlerin büyük bir bölümü hocalarımızın yazdığı levhalar ya da kalıplardır. Naht sanatını da Mahmut Hocamızın gözetim ve denetiminde sürdürüyoruz.

İcazet yakın mı?

Naht sanatına icazet kavramı olmadığından bu sanat çırak usta ilişkisi ile icra edildiğinden dolayı icazet müessesesi yok. Yazıyı usulüne uygun olarak ahşaba geçirdiğimizde Hocamız muvafakat veriyor… Hocamız bu sanatta karar kılmamız ve devam etmemiz için bize onay verdi

Hat icazetini sormuştum aslında…

Daha başlardayız… Yürüyecek çok yolumuz var… Vakti geldiğinde, Hocamızın tayin ve tensibiyle olur inşallah.

Bab-ı Nun bünyesinde ekip çalışması yapıyorsunuz… Nasıl bir araya geldiniz? Ekibinizden ve takım ruhundan bahseder misiniz?

Bir araya gelmemizin hikâyesi Hocamız Mahmut Şahin’in Bursa’ya gelmesi ve Bab-ı Nun Geleneksel Sanatlar Atölyesi’ni kurması ile başlar. Ekibimizde bir arkadaşlık bağı var bu bağ sevgi ve saygıya dayalı olarak devam ediyor, tabi bunun en önemli nedeni hocam Mahmut ŞAHİNİN bize verdiği bizlik ve birlik noktasında birleşiyor.

Mahmut Şahin Hocadan bahsettiniz… Hattat Mahmut Şahin’in Bursa özelinde İslam Sanatlarına yaptığı hizmetler için neler söylemek istersiniz?

Öncelikle Hocamızı çok seviyoruz… İnsan, bir kendisinden bir de sevdiği ve saydığı bir insandan bahsetmekten zorlanır. Hocamız rıza-i Bari için Anadolu topraklarını arşınlıyor. Haftanın dört günü İstanbul dışına çıkarak talebelere İslam yazısının inceliklerini öğretiyor. Mahmut Şahin’e hat sanatının Evliya Çelebisi demek sezadır. Mahmut Şahin Hocamız Cumartesi günleri Bursa’ya geliyor. Talebeleri etrafı onun yolunu gözlüyor… Hocamız bize hat sanatının pratiğiyle birlikte edebini ve adabını da öğretiyor… Hattat Mahmut Şahin Bursa için çok önemli bir kazanç… Faruk Nafiz “Bizi sarsar bir sülüs yazı görsek/Bize heyecan verir bir parça kırık çini” demiş. Hocamızın insanı sarsan, sülüs ve talik yazılarını Bursa’nın ecdad yadigârı camilerinde görmeye başladık. Mahmut Şahin Hoca Bursa camilerden götürülen hat eserlerini fisebilillah yazıp yerine asıyor.Bunun yanında Hocam çok iyi bir arkadaş, çok iyi bir yoldaş, çok iyi bir dost ve çok iyi bir insandır. Hayatında ben kelimesi olmayan ve biz kelimesini kullanan, öğrenmekten ve öğretmekten hiç usanmayan, ekip ruhuna önem veren bir önder şahsiyettir. Hocamızın eserlerini Bursa’ da yetiştirdiği öğrenciler ve mekânlarda görmek mümkündür.

Nahtın etrafında tezyinat unsurları görüyoruz? Desenleri nasıl/nereden temin ediyorsunuz?

Desenleri ya eski ustaların eserlerinden ya da atölyemizde birlikte çalıştığımız müzehhip arkadaşlarımızdan temin ediyoruz.

Naht sanatını emniyetteki memuriyetle birlikte icra ediyorsunuz? Mesleğinizin sanatınıza ne tür katkıları oluyor?

Meslek hayatımla naht sanatı benzerlik gösteriyor… Mesleğimin inceliğini, dikkatini, sabrını naht sanatın da görmek mümkün… Onun için her gerek memuriyet gerekse naht sanatı benim hayatımın ayrılmaz bir parçasıdır.

Şu ana kadar kaç eser ortaya koydunuz? Yaptığınız çalışmalar nerelerde bulunuyor?

Levha olarak kaç eser ortaya koyduğumu bilmiyorum. Pek çok naht çalışması yaptım. Birçok büyüğümüzün ismini tuğra şeklinde ahşaba işledim. Hocam Mahmut Şahin’in yazdığı yazıları Hocam Hüseyin Kabaçalı ile birlikte ahşabın naif yüzüne aktarıyoruz. Eserlerimizden yazıları Bursa’da tarihi Veledi Enbiya Camii ile yeni inşa edilen Yavuz Sultan Camii’nde bulunuyor. Ayrıca Pamukova’daki Mescid-i Aksa Camii ile Bilecik’teki Kayıboyu Camii’nin tüm ahşap işlerini yapmak bizlere nasip oldu.

Bir esere baktığınızda kendinizi bu eserin neresinde görüyorsunuz?

Mutlaka bir eserde insan kendi izlerini bırakır. Biz de esere baktığımızda kendimizden bir parçanın eserin içinde olduğunu hisseder ve böylelikle bir hat eserini daha iyi, daha güzel ve daha kalıcı bir şekilde ağaca nasıl işleyebiliriz diye düşünürüm. Tabi ki insan fıtratı icabı bir çalışmasını bir yerde gördüğü zaman mutluluk ve haz duyuruyor. Bu eser bir Allah (cc) kelamı ya da bir Hz. Peygamber (sav) sözü veya bir kelamı kibar ya da bir beyit olduğu zaman ve insanlar da verilen mesajı aldığı zaman mutluluğumuz ziyadeleşiyor.

Bursalı hemşehrileriniz sanatınıza ilgi gösteriyor mu?

Aslında bu sanata ilgi ve alaka var… Yalnız naht, zahmetli ve sabır gerektiren bir sanat olduğu için yapmak isteyen insanları bulmak zor… Ama genel olarak ilgi ve alaka gördüğümüzü söyleyebilirim. Bursa’da marifetimiz iltifat görüyor.

 

Dini mimarinin yanında Bursa’da sivil mimariye de hizmet veriyor musunuz?

Dini mimarinin yanında talepler geldikçe sivil mimariye levha olarak hizmet vermeye çalıyoruz. Bu konuda yaptığımız epey bir çalışma mevcut.

Talebe yetiştiriyor musunuz?

Memuriyetin gerektirdiği sorumluluk ve zaman kısıtından dolayı talebe yetiştiremiyorum. Ama bildiklerimi talebelerime aktarmayı çok istiyorum. Mahmut Şahin üstadımız bir sohbet esnasında “Malın zekâtı yüzde 40 ilmin zekatı yüzde yüzdür” demişti. Bundan çok etkilendim. İnşallah emekli olunca ilminin zekâtını verme yönünde çok gayret edip talebe yetiştireceğim.

Naht sanatı sevdalılarına nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Naht, diğer geleneksel sanatlarımız gibi çok güzel, insanı dinlendiren başka âlemlere götüren ve insana mutlaka bir şeyler veren, sabrı, dikkati, inceliği ve güzelliği öğreten bir sanat… Bu sanat daha fazla ilgi ve alakaya muhtaç… Ecdad yadigârı sanatın unutulmasını önlemek ve yaşatılmasına katkıda bulunmak isteyen herkesi Bab-ı Nun Geleneksel Sanütlar Atöylyesi’ne bekliyoruz..

Mekânınız da değişti… Irgandı Köprüsü üzerindeki mütevazı bir mekândan Şabaniye Dergahı’na geçtiniz..

Evet, bu Rabbimizin ihsanı… Hocamız “Mustakim ol utandırmaz Hazret-i Allah seni” der… Rabbimiz Irgandı köprüsündeki hizmetlerimizi Şabaniye Dergâhı ile ödüllendirdi. 15 Ekim Cumartesi günü açılışımız var, sizi mutlaka bekliyoruz..

İnşallah gelme niyetimiz var, ilginiz için teşekkür ederim.

Öz sanatlarımızın unutulmaması ve yaşatılması için yaptığınız çalışmalar için biz bu sanata gönül verenler olarak size teşekkür ediyoruz.

 

 

 

Röportaj: İbrahim Ethem Gönen

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat