Kader ve Teslimiyetsizlik

Tam teslimiyeti yaşayamayan kişiler, her şeyin Allah’ın kontrolü altında olduğunu düşünemez, kendilerini ve etraflarındaki varlıkları Allah’tan bağımsız olarak görürler. Oysa kenarından köşesinden teslimiyet olmaz. Kişi halisane teslim olmadığında bilinçsizce, Allah dışındaki varlıkları ilah edinir. Şirk koşan kişi Allah korkusunu, sabrını, kararlılığını yitirir; öfke, üzüntü ve gelecek korkusu gibi Kur’an ahlakına uymayan özellikleri üzerinde taşırAllah’ın yarattığı olaylardaki hikmet ve hayrın farkına varamayan kişiler, beğenmedikleri ve kendilerine zorluk veren olaylarla karşılaştıkları zaman şuursuzca isyan edebilirler. Bu isyan, onların huzursuzluklarını daha da artırır. Nedenini anlayamadıkları olaylarla karşılaşmak ve bunun sonucunda yaşadıkları sıkıntı dolu yaşam, aslında Allah’ın inkâr edenlere dünyada verdiği bir karşılıktır. Bu şekilde, Allah’ı gerektiği gibi takdir etmeyen ve O’ndan yüz çeviren kişilerin azabı Kur’an’ın da bildirildiği gibi, daha dünyadayken başlamış olur.”Andolsun, Biz onlara belki (inkarcılıktan) dönerler diye o büyük (uhrevi) azaptan önce, yakın (dünyevi) azaptan da tattıracağız.” (Secde Suresi, 21)

 

 

 

Allah’ın yarattığı kadere saygısızlık olmaz. Ayetlerde bildirildiği üzere, ’emir her an inmekte’ ve her görüntü inananlar için hayırla yaratılmaktadır. Tevekkülsüz davranmak, kızmak, üzülmek Allah’ın yarattığı kadere saygısızlık olur. İman etmiş olan kişi, “hayır ben bu kaderi beğenmedim” diyemez. Kendisi için Yaratıcısının belirlediği kaderi beğenmemek, O’na isyan anlamına gelir. “Sopayla kilime vuranın gayesi; kilimi dövmek değil, tozu kovmaktır. Allah tozunu alıyor niye kederlenirsin? ” (Mevlana Celaleddin Rûmî, Mesnevi) Kötü gibi gördüğü olaylar karşısında çirkin tepkiler gösteren insan, şeytanın engebeli yolunda ilerlemeye başlar. Bu durum, ayetlerde de haber verildiği gibi, kişiyi hem dünyada hem de sonsuz ahirette kayba uğratabilir. Çünkü Allah’a teslim olmamak ve O’nun iradesine karşı çıkmak şeytanın çarpık mantığıdır. Şeytanın etkisiyle kuşkunun bataklığına düşen kişiler, yalnızca kendilerine zulmederler. Güzel ahlaka yatkın olduğu halde, şeytanın sürüklediği kuşkucu ruh hali nedeniyle birçok insan dinden uzak yaşar.

 

 

İnsan, bir olayı daha yaşamadan önce o olayın bilgisi, tüm detayları ile Allah Katındaki Levh-i Mahfuz’da yazılıdır. Ve insan nasıl geçmişini değiştiremezse, aynı şekilde geleceğini de değiştiremez. Çünkü geçmişi gibi gelecekte yaşayacağı tüm olaylar, ne zaman kiminle karşılaşacağı, hangi okullarda okuyacağı, hangi işi yapacağı ve sonunda ne zaman, nerede, ne şekilde öleceği tümü bellidir ve hiçbirini değiştiremez. Çünkü herşey Allah’ın hafızasında bulunmaktadır. Bu bilgiler yalnızca henüz kendi hafızasında yoktur.İman eden insanlar, Allah’ın herşeyi hayırla ve bir ilimle yarattığını bilincindedirler. Olayların kaderlerinde yaratılmış olduğunu kavramanın getirdiği huzur ve teslimiyeti yaşarlar. İnananları diğer insanlardan ayıran bu bakış açısı, olayların zahirinde kalmayıp, batınını görmelerine vesile olur. Dış görünüşünde nasıl olursa olsun mümin, karşılaştığı her olayı batınındaki hayır ve hikmetle değerlendirir ve teslimiyetin huzurunu yaşar.

 

 

 

 

Fuat Türker

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat