Osmanlı padişahları içki içmiş midir?

Osmanlı, halkı, yeniçerisi, saray erkânı, sadrazamı, şeyhülislâmı, padişahı; hâsılı bütün unsurlarıyla İslâma gönül vermiş, onu ayakta tutmak için canını, malını, bütün varlığını sebil etmiş bir milletti. Onların tek ideâli, tek düşüncesi vardı; o da İslâmı muhtaç gönüllere ve iklimlere ulaştırmak, bir Peygamber vazifesi olan tebliği en mükemmel şekilde yapmaktı.

 

İşte bu ruhu ve yüksek ideâli temsil eden Osmanlıyı ve onun temsilcisi durumunda olan padişahları kötü göstermek, şeref ve itibarlarını zedelemek için birtakım sinsî ve açık faaliyetler yapılmaktadır. Bilhassa yabancı tarihçiler ve seyyahlar tarafından kaleme alınan eserlerde bu çeşit itham ve kötülemeleri her zaman bulmak mümkündür.

 

Bu itham ve suçlamalar cumhuriyete kadar pek itibar görmüyordu. Çünkü halk padişahın nasıl bir şahsiyete sahip olduğunu, nasıl bir yaşayış içinde bulunduğunu biliyor, görüyor ve haber alıyordu. Fakat ne zaman ki Osmanlı, devrini tamamlayıp bir “tarih” olmaya yüz tuttu, işte ondan sonra haklarında söylenmedik kalmadı. Bilhassa cumhuriyet döneminde ortaya atılan birtakım yakıştırma ve ithamlar resmî tarihçiler tarafından kaleme alınınca mesele tamamen çığırından çıktı. Hakikat tersyüz oldu.

 

Daha çok iki padişah hakkında “içki içtiklerine” dair itham yapılmaktadır: Yıldırım Bayezid ve Dördüncü Murad. Başta yabancı tarihçiler olmak üzere bazı yerli tarihçiler de Yıldırım Bayezid’in Sırp Prensesi olan hanımı Olivera tarafından içkiye alıştırıldığı iddia edilir. Umûmiyetle, o sıralar Anadolu halkını Yıldırım’dan soğutmak için Anadolu Beyleri tarafından çıkarılan bu söylentiler, Şeyh Hâmid Aksarayî’nin de kulağına gitmiş olmalı ki, Yıldırım, Bursa’da yaptırdığı Ulu Camii gezdirip nasıl bulduğunu sorduğunda, Şeyh, “İyidir, lâkin dört köşesinde dört meyhane eksiktir” diyerek acı bir üslûpla Padişahı ikaz etmiştir.

 

Bu kısa vak’a da gösteriyor ki, padişahlar başta şeyhülislâm olmak üzere devrin ulemâ ve meşâyihinin murakabesi altındaydı.

 

Ayrıca 13 yıllık padişahlığı döneminde Yıldırım’ın keyfe ve eğlenceye vakit bulması da imkânsızdı. Ömrü fetihlerde, savaşlarda ve devamlı askerin içinde geçmiş olan bir insanın, hele Allah için cihada çıkıp İslâmın yayılması maksadıyla canını dişine alan bir sultanın dininin haram saydığı bir şeyi yapması düşünülebilir mi?

 

Aynı yakıştırmalar 4. Murad için de yapılır. Bilindiği gibi 4. Murad Bağdat fâtihiydi. İran’dan gelen karışıklıkları def ederek İslâm birliğini kurma gayesi için çalışan bir padişahtı. Şiîler onu Müslümanların gözünden düşürmek için “İçki içti,” “Afyon kullandı” gibi iftiralarda bulunmuşlardır. Bunun da aslı-esası yoktur.

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat