Hicaz Hatıratı

 

okura sunulan çalışma, Osmanzâde Hüseyin Vassaf`ın eserinin Latin harflerine çevrilmesinden oluşuyor. 1872 doğumlu olan Hüseyin Vassaf, gençlik döneminden itibaren ilim ve irfan meclislerine ilgi duymuş, sohbetlere katılmaktan geri kalmamış bir zattır. Yine gençlik döneminde babasının şeyhi Salih Efendinin ve Mevlevi Mehmed Es`ad Dedenin sohbetlerinde bulunmuştur. Nakşi şeyhi Hayali Hafız Efendi ile Sünbülî dergâhı şeyhi Rızaeddin Efendilerin de sohbetlerinden feyizlenmiştir. İntisap ettiği ilk şeyh, Şabaniye tarikatının Bekriyye kolundan Muhammed Sultan Efendidir. 1896 `da Şam`dan İstanbul`a gelen bu zat, Hüseyin Vassaf`In evinde misafir olur. Muhammed Sultan Efendinin irtihalinden sonra Edirne Gülşenî dergâhı şeyhi, Şuayb Şerefeddin Efendiye intisap eder. Bir müddet sonra Kasımpaşa`daki Uşşakî şeyhi Hafız Mustafa Hilmi Efendiden icazet alır.

 

21 Ekim 1929 tarihinde Arnavutköy`deki evinde vefat eden Hüseyin Vassaf Efendi, Rumelihisarı mezarlığına defnedilmiştir.28 Aralık 1905 tarihinde deniz yoluyla Hacca gitmenin hazırlığı içinde olan Hüseyin Vassaf, kendisinden kaynaklanmayan bazı engeller sebebiyle 2 Ocak 1906`da yola çıkar. Hüseyin Vassaf`ın Hacc ibadetini eda edip İstanbul`a döndüğü tarih, 12 Nisan 1906`dır. İşte bu yüz onluk zaman içinde yaşadıklarını Hicaz Hatıratı adıyla elimizde kitap olarak okuyoruz.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kütüphanesinin Yazmalar bölümünde 368 numarada kayıtlı olan bu eseri günümüz harflerine Cemil Çiftçi titiz bir okuma ile kazandırmış. Kitapta, İstanbul-Cidde Yolculuğu, Cidde, Mekke, Mekke-Cidde-YenbuYolculuğu, Yenbu-Medine Yolculuğu, Medine ve Dönüş başlıkları bulunuyor.Kitap, Hicaz yolculuğunu nefis Osmanlı Türkçesiyle okumak, yaşamak isteyenler için önemli ve güzel bir kaynak.

Kitaptan…

BEŞÂRET-İ AZÎMEYİ HÂVÎ BİR RÜYA-YI SÂDIKA

Hâsıl olan aşk-ı celîl-i Ahmedî münasebetiyle ravza-i ıtırnâk-i Mustafaviyye`ye yüz, göz sürmek zevk-i şedîdinin câna tesiri yüzünden bir gece âlem-i menâmda zümrüt gibi çayılar bitmiş dağlardan, ovalardan Medine-i Münevvere`ye azîmet ediyormuşum. Bir müddet sonra Medine-i Münevvere`ye vasıl ve Harem-i Şerîf`e dahil olmuşum. Malum-ı erbab-ı irfan olduğu üzere Hazret-i İbrahim`in mukaddema evladı olmadığından Cenab-ı vâhibü`l-âmâlden evlad ihsanını istirham eylemişti. Evlada gayet iştiyakı münasebetiyle Hak Teala`ya ahd ile, “Ya Rab! Eğer bir oğul ihsan edersen onu senin aşkına kurban edeyim”

demişti. Vaktaki Hazret-i İsmail dünyayı teşrif buyurdu. Büyüdü delikanlı oldu. Beyt-i şerîfi peder-evlad bina ettiler. Hazret-iİbrahim Cenab-ı Hakka karşı evlad ahdini unuttu. Taraf-ı İlahîden ahdinde vefa üzre olması âlem-i menâmda Cenab-ı İbrahim`e ihtar olundu.

 

 

 

SEMİH AKIŞ

 

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat