Güncel Kültürdeki Temel Kavramlar

 

Mustafa Aydın, Güncel Kültürde Temel Kavramlar, ,520 sayfa.

 

İnsanın varolanı nesnelleştirmesinin araçları durumundaki kavramlar kültürel çalışmalar açısından önemli olduğu için bu alanla ilgilenenler bir biçimde sürekli olarak kavramlarla uğraşırlar. Çünkü “Varolan, ne türden olursa olsun, ancak insan düşünmesinin kavram kurma etkinliği aracılığıyla varolmaktadır. Gerçekten varolma ise bir bilginin konusu olabilmek demektir; varolanın, bilme-bilinme boyutunu kazanmış olması demektir.”Sözlükler hep pratik bir başvuru kaynağı olarak görülegelmiştir. Batı’da özellikle ansiklopedi ve sözlük geleneğinin yaratıcı edimi oluşturan bir yapısının olmasına rağmen, bizde, özellikle Cumhuriyet döneminde, sözlük çalışmaları özellikle faydacı ve eğitici amaçlarla hazırlanan kaynaklar sıfatını taşıyor daha çok. Mustafa Aydın’ın Güncel Kültürdeki Temel Kavramlar adındaki yeni kitabı, kavramların tarihini ve anlamlarını anlama sürecinde en çok kullanılan sözlükler ve ansiklopediler arasında bir ara tür olarak nitelenebilecek bir eser. Bilindiği gibi, sözlük ve ansiklopedi birbirinden farklı başvuru kitaplarıdır. Ansiklopediler, bugün internette bulunan genel bilgileri veren yapıtlardır. Genel bilgi için yol göstericidir, ama bilimsel araştırmalar için yetersizdir. Sözlük ise, sürekli başvurulması geren bir başvuru kitabıdır. Ahmet Mithat Efendi geleneği çerçevesinde bir yazarlık geleneğinden gelen Mustafa Aydın’ın çalışması güncel kültür içinde farklı alanlarda sıkça kullanılan bazı kavramların analitik dökümünü sunduğu için ansiklopedi ve sözlükten ayrışmaktadır.

 

ANALİTİK DÖKÜM

Elbette her şeyi bütün bütüne içermek gibi bir tamamlanmışlık iddiası da yok eserin. Kendine özgü ve yeni yorumlara dayalı oluşuyla okunmazsa okunmaz kitaplar arasına girmeye ve elbette geliştirilmeye aday bir kitap. Önsözünün girişinde yer alan şu ifadeler bile Batı’nın determinist kültür anlayışını yansıtan hâkim sosyal bilim mantığının dışından bakışın yansıması niteliğinde: “Kavramlar düşünmenin yapı taşlarıdır. Düşünce binamızı onlarla kurarız. Bu durum insan olmanın en temel özelliklerinden birini oluşturur. İlk insan örneği olarak var edilen Âdem’in isimlerle donatılmış olmasının anlamı da budur.”

 

Seçtiği kavramları ortalama iki sayfada çerçeveleyen kitabın öncelikle adı üzerinde düşündüğümü belirtmeliyim. Kitabını adlandırmasıyla alakalı olarak şunları söylüyor Aydın: “ Bu çalışmada güncel düşünce dünyamızda sık kullanılan birtakım kavramlar ele alınmıştır. Eserin adında kullanılan “Güncel Kültür” ifadesi geleneksel-modern yaşamakta olduğumuz kültürü İfade etmektedir. Bu bağlamda seçilen kavramların ortak özellikleri, sosyal-politik kültürel alanla ilgili olmalarıdır. Yani seçilen kavramlar başta genel sosyoloji olmak üzere kurumlar, örgütsel yapılar ve bunların disipliner sorunlarıyla ilgili kavramlardır. Dolayısıyla da, siyaset, din, aile, eğitim gibi kurumlar, felsefe, sosyoloji, antropoloji gibi disiplinler taranarak tespit edilmişlerdir. Genel olarak da bir sosyal bilim dili üzerinde durulmaktadır.” Kitabın adından hareketle, 1990’ların ortalarından bu yana gündemde olan bir sanat türüne mi, yoksa bir sanat eğilimine mi işaret ettiği konusunda yoğun tartışmalar yaratan güncel sanat kavramını hatırladım ilkin. Çağdaş olanı, bugüne ait olanı belirtmek üzere, ‘modern’ sözcüğünün yanı sıra, İngilizcede contemporary sözcüğü de kullanılır. Seksenlere kadar modern art kavramı Türkçeye çağdaş sanat diye çevriliyordu. Şimdilerde contemporary art’ı da çağdaş sanat diye çevirmek yaygın. ‘Contemporary’ kavramının anlamı ‘çağdaş’, ‘aynı zaman diliminden olan’, ‘yaşıt’ şeklinde veriliyor. ‘Modern’ sözcüğüne verilen anlamlar ise şöyle: ‘yeni’, ‘çağcıl’, ‘çağdaş’, ‘ilerlemeden yana olan’. Modern sözcüğüne yüklenen ‘yeni’ ve ‘ilerleme’ vurgusu kimi sanat çevrelerinde bu kavramdan uzak durmayı da beraberinde getirdi. Bu arka plandan hareketle gündeme gelen güncel sanat kavramı contemporary art’ın karşılığı olarak önerilmişti. Herhalde Mustafa Aydın da güncel düşünce hayatında analizde kullanılan kimi kavramların açıklamasını kapsamakta olan çalışmasını adlandırma sürecinde çağdaş yahut modern kültür demek yerine güncel kültür demeyi bu araka plandan hareketle tercih etti. Tabii bu benim zannım da olabilir.

 

Kavramlar hakkında genel bilgi vermenin ötesinde analitik dökümlü bir özellik taşıyan kitap açıklamalı dil kültürü çalışması olarak da anılabilir. Toplumsalın değişik tezahürlerini, ekonomik, toplumsal, siyasal ve kültürel değişmeleri anlamayı mümkün kılan kavramların yorumlanması bir büyük değişim süreci olarak modernleşme ile birlikte yorumlanmaktadır. Aydınlanma, bireyselcilik, cemaat, dünyevileşme, elitizm, feminizm, gelenek, hegemoni, kamusal alan, meşruiyet, nostalji, oryantalizm, popülizm, tarihselcilik, ulus, yorumsamacılık, zihniyet gibi bir çok önemli kavramın yer aldığı kitaptaki kavramlar sözlük mantığı esas alınarak sıralanmış. Öte yandan bazı kavramlar çok kullanılan halleriyle kitaba dâhil edilmiştir. Örneğin çoğu kere modern Batı kültürünün tabiata uygun, içkin yapısını anlatmada kullanılan ve Türkçede doğacılık sözcüğü ile karşılanabilen natüralizm çalışmada doğacılık değil, natüralizm olarak alınmıştır. Çünkü bu kavramı doğacılık ile karşılamak il elde dağcılık gibi bir anlam bile ifade edebilmektedir.

 

KAVRAMLARIN SÖYLEMİ

Kavramlar Mustafa Aydın’ın daha önce çeşitli yerlerde yayımlanmış makalelerinden bilgiler de içeriyor. Otuz yılı aşkın zamandan beri süregelen düşünsel etkinliğinin yeni ürünler bağlamında bir açımlaması ve geliştirilmesidir diyebiliriz kitap için. Kavramların söylemini oluşturmasında ve bu söylem açısından kavram ve olguları (sorunları, değerlendirmesinde temel olan üç unsur söz konusu kanaatimce: Varolan (konu), düşünme (konu-bakış-yaklaşım) ve bu bakışın dile getirilmesi (dil- düşünsel söylem).Anlayıcı ve açıklayıcı yolları birlikte kullanarak sosyolojik bilimlerin geçit vermez gibi görünen düşünsel sınırlarını radikal biçimde sorgulayan yaklaşımları da var Aydın’ın. Genel olarak yaklaşımlarının şiarı Aristoteles’e aittir: Kavramları anlayabilmek için onları gelişmeleri içinde görmeli ve doğdukları andan itibaren ele almalıdır. Kavramlar kaynağından hareketle ele almalı ve zaman içindeki süreklilikleri ve farklılaşmaları tarihi bir olgu olarak incelenmelidir.

 

Çalışma toplamda iki yüz civarında kavramla sınırlandırılmış. Dolayısıyla her kavram için bu çalışmaya başvurulamaz. Ama John Berger’in “ekonomik faşizm” dediği küresel hâkimiyet ideolojisi neoliberalizmin bulunmayışı bir eksiklik. Kapitalist gerçekçilik olarak, neoliberalizm yaygınlaştırılmasıyla son otuz yılda gittikçe artan bireylerin değil siyasetin başarısızlığı olan psikiyatrik semptomlar da bu kavram dolayımında irdelenebilirdi. Neoliberalizm vaadettiği gibi daha az bürokratikleştirme getirmiyor; performans ölçümleri, yeni denetleme mekanizmaları üzerinden bireylerin kontrolü için yeni kurallar getiriyor.Bundan dolayı bürokrasi maddesinde de bu duruma temas edilmesi gerekirdi. Neoliberalizmin ‘Başka Alternatif Yok’ mottosunun pek çok sorunun kaynağı olduğu anımsanırsa bu eksiklik daha iyi anlaşılacaktır. Asya, Avrupa, Afrika’nın yer aldığı çalışmada belli yönleri ile son yıllarda daha çok konuşulur hâle gelen Latin Amerika, İsrail, İran, Çin ve Hindistan’ın da yer alması gerekirdi. Nostalji kavramı çözümlenirken kavramın tarihine ilişkin daha ayrıntılı bilgiler sunulabilirdi. Bilindiği üzere yurtdışında savaşan İsviçreli askerlerde teşhis edilen “yurt özlemi hastalığı” için kullanılan nostalji kelimesi, zamanla “geçmişe duyulan özlem” hastalığının adı haline geldi. Modernlik bir yandan ilerlemenin nostaljiyi yeryüzünden sileceğine inandı, bir yandan da bu şifası olmayan hastalığını ölesiye sevdi. Tabii başka kavramların da eklenebileceği böylesi hacimli bir işin kişisel olarak diğer faaliyetlerin yanında gerçekleştirilmesinin zorluğunun da farkında olmak gerekir.

 

Kitapta yer alan birey(sel)cilik kavramının da bireycilik olarak kullanımı daha doğru olurdu. İndividualism’in karşılığında kullanılan bu sözcük sadece kavramın adında birey(sel)cilik olarak yer almış, açıklamasında ve yorumunda bireycilik olarak yer almış. Bu sadece Güncel Kültürde Temel Kavramlar’da değil başka kitaplarda da karşılaşılan bir durum. Örneğin Zeynep Özlem Üskül’ün Bireyselciliğe Tarihsel Bakış kitabının içerisinde de bireyselcilik yerini hep bireycilik tercih edilir. Dolayısıyla kavramın literatüre yerleşmiş şekli olan bireycilik şeklinin madde başlığı olarak kullanımı daha doğru olurdu sanırım.Eksiklerine rağmen başlı başına bir kültürel birikim özelliği taşıyan Güncel Kültürde Temel Kavramlar kültürel çalışmalar alanında bir başvuru kaynağı bu eser.

 

 

Asım Öz

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat