Lüks

 

Tasavvufi hayatın pek çok kaidesi yanında şu üç prensibi dikkat çeker: Az yiyeceksin, az konuşacaksın, az uyuyacaksın.Bu prensipleri çağımız şartlarını gözeterek ancak şu kadar gevşetebiliriz: Gerektiği kadar yiyecek, gerektiği kadar konuşacak, gerektiği kadar uyuyacaksın. Lakin günümüz insanı herhangi bir disipline teslim olmayı özgürlüğüne vurulan kelepçe sanıyor. Onun özgürlükten anladığı şey “nefsin özgürlüğü”dür. Dramatik olan da budur. Çünkü nefis “doymaz”. Nefsin bu “doymak bilmez” yapısını keşfeden kapitalizm insanın yumuşak karnına her geçen devirde yeni darbeler indirdi. Bunun için bilimi, teknolojiyi, sanatı, siyaseti, sporu, aklınıza ne gelirse onu kullandı. Sonunda “tüketim ekonomisi” bütün dünyaya hakim oldu. Artık bir “Şehir ahalisi” türemiş idi. İsmet Özel “Dişlerimiz arasındaki ceset” isimli şiiri ile bu oluşumu harika mısralarla dile getirmektedir.

 

Biz şehir ahalisi, Kara Şemsiyeliler!

Kapçıklar! Evraklılar! Örtü Severler!

Çığlıklardan çadır yapmak şanı bizdedir.

Bizimdir yerlere tükürülmeyen yerler.

Nezaketten, haklılardan yanayızdır hepimiz

Sevinmemiz çapkıncadır, ağlatır bizi küpeşteler

Yaşamak deriz -Oh, dear- ne kadar tekdüze

Katliamlar ne kötü be birader

Güneş neredeysek orada bulur bizi

Ya cünüp ve yalancı veya miskin ve ülser.

Falımız neyse çıksın diye açarız indeksleri

Sayılar bizi bulur, o ayıp işaretler

Soframızla kesemizi birleştiren anatomi bilgisi

Hadım tarih, kundakçı matematik, geri kafalı gramer

Evet bunlar gizlice örgütlenerek alnımıza

Verem Olmak Üretimi Düşürür ibaresini çizer

Bu şiiri okuduktan sonra bol sayfalı bir gazete alın. Kırk-elli sayfa olsun. Yarısından çoğunda tam sayfa olarak lüks konut ilanlarını göreceksiniz. En acıklısı ortasından Boğaz’a benzer bir su geçen sitedir. Orada oturanlar güya kendilerini Boğaz’daymış gibi hissedecekler. Bu aldanış, bu sanal hayat insanoğlunu esir etmiştir. Her zümre ve tabaka üzerine bomba gibi yağan “lüks tüketim” yağmuru altındadır. Birinden kaçsa ötekine yakalanır.Oysa Müslümanların ölçüsü “azla yetinmek, kanaat sahibi olmak ve şükretmektir”. Fazlasının ne zararı var diyenlere cevabım şudur: Fazlasının zararı yok faydası vardır. İnşallah muhtaçlara dağıtırsınız.Gazetelerin yazdığına göre “Lüks Pazar” bir trilyon euro’ya ulaşmış. Bu pazarda artık Türkiye’nin de adı anılıyor.

 

Sevinmeli miyiz?

Gazete şöyle diyor: The Boston Consulting Group (BCG)’un hazırladığı “Lüksün yeni dünyası” raporuna göre dünya lüks tüketim pazarı 2010 yılında bir trilyon euro’luk büyüklüğe ulaştı.Lüks tüketim küresel krizin etkisiyle gelişmekte olan ülkelere kayıyormuş. Bunlar arasında Çin, Rusya ve Türkiye de varmış. Bu haber bizim için “utanç verici” dir. Ülkemiz gelirinin yüzde kırk yedisine yukarıdaki yüzde yirmilik kesim el koyuyor. En altta kalan %20’lik kesim ise %5,8 pay alıyor.Açıkçası zengin ile fakir arasındaki uçurum gittikçe açılıyor. Evet milli gelirde bir artış var, makro planda ekonomi iyi diyorlar ama bu ferahlık aşağıya yansımıyor. Açlık sınırında, yoksulluk sınırında yaşayanların yekunu neredeyse nüfusun yarısını oluşturuyor.Durum bu merkezde iken Türkiye’nin “lüks tüketim”e kayması hangi adalete sığar. Bölgelerarası gelişme henüz bir netice vermedi. Göç sürüyor. Ülke insanı istikbale güvenle bakamıyor. Halbuki bu topraklar zengin. Ülkemiz mevcut nüfusun üç-dört katını besler. Ama biz yanlış yoldayız.Kayserili bir arkadaş şöyle diyor; “Artık bizim orda evlenecek kızlar ikiyüz metre kare olmayan daireleri beğenmiyor”. İnşaatçılar bu sebeple daireleri 200-250 metre kare yapıyorlarmış.

 

İnsaf yani.Nohut oda-bakla sofa’da yaşayan dede ve ninelerimiz sefalet içinde miydi? Nedir bu gösteriş merakı? Nedir bu ayağını yorganından bir metre dışarı çıkarmak. Hz. Peygamber “orta yolu”u tavsiye etmiştir. İsraf haramdır. Kısacası “Lüks bize ters” arkadaşlar. Tez bu yoldan dönelim. Kapitalizmin tekerine çöp sokmanın ilk şartı budur.Alın lüksünüzü başınıza çalın.

 

 

 

Mustafa Kutlu

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat