İlk Türk Hemşiresi: Safiye Hüseyin

 

FEDAKARLIĞA VEFA ÇAĞRISI

Araştırmacı-Yazar Saliha Malhun, Balkan ve Çanakkale Savaşları’nda askerlerimizin yaralarını saran İlk Türk Hemşiresi olan Safiye Hüseyin Elbi’nin, o dönem gösterdiği fedakarlığa karşı isminin sağlık kuruluşlarına verilerek yaşatılması gerektiği çağrısında bulundu.

İlk Türk Hemşireliği nasıl başladı?

‘Safiye Hüseyin’ isimli romanın yazarı İsmail Bilgin’in bu konuda yaptığı araştırmalara göre; Trablusgarp ve Balkan Savaşlarıyla birlikte yaralı askerler büyük kayıplar vermeye başlar. Kızılhaç’ın Washington Kongresi’ne katılan Dr. Besim Ömer Paşa ve Dr. Nihat Reşat Belger, hemşireliğin ayrı bir meslek olarak branşa ayrıldığını görürler ve yurda dönerek hemşirelik mesleğinin gereksinimine dikkat çekerek bir hemşire okulunun açılması gerektiğini belirtir.Hilal-i Ahmer Cemiyeti bu öneri üzerine İstanbul’da Kadırga semtindeki hastanede 6 ay süreli gönüllü hasta bakıcı kursu açılmıştır. Bu kursları bitiren Safiye Hüseyin Elbi, Kerime Salahar, Münire İsmail gibi Türk kadınları Çanakkale ve Balkan savaşlarında gönüllü hasta bakıcılığı yaparak gösterdikleri fedakârlıkları tarihin silinmeyen yüzüne yazdırmışlardır.

Peki, modern anlamdaki hemşirelik nasıl başlamıştır?

Safiye Hüseyin Elbi, Balkan Savaşı sırasında Balkanlardan İstanbul’a gelmiş ve savaşta yoğun bir şekilde hasta ve yaralı gelince üniversitede hastabakıcılık kurslarına katılıp hastabakıcı unvanını almış, üç dil bilen ilk Türk hemşiremizdir. Modern anlamdaki hemşireliğin de batı literatürüne göre 1854-1856 Kırım Savaşı sırasında, Florance Nightingale ile başladığı kabul edilmektedir. Florance Nightingale, 1854’te rahibelerden ve sivil hastanelerdeki kişilerden seçilen bir kafile ile İstanbul’a gelir. Burada savaştan dönen yaralıların ölüm oranını yüzde 42’den yüzde 2’ye düşürmüş ve bu da efsaneleşmesini sağlamıştır. Şahsi görüşüme göre şu da gerçektir ki; rahibelerden oluşan bu grubun misyonerlik faaliyetleri güttüğüdür. Çünkü tarihe bakıldığında yoksul ülkelere batı ülkelerinden şifa dağıtmak için giden kişiler İncil dağıtarak misyonerlik çabası içinde olduklarını göstermişlerdir.

Kampanyamız devam ediyor

Safiye Hüseyin’in isminin sağlık kuruluşlarında yaşatılması için İsmail Bilgin’le birlikte yapmış olduğunuz kampanya sürecini anlatabilir misiniz?

Kurtuluşun Kahramanları, Elveda Balkanlar, Çanakkale Günlüğü ve Çanakkale’nin Kadın Kahramanı; Safiye Hüseyin isimli eserleri kaleme alan Araştırmacı-Yazar İsmail Bilgin, tarihin tozları altında kalmış, ne yazık ki unutulan ilk Türk hemşiremiz olan Safiye Hüseyin’i kaleme aldığı eseriyle kamuoyuna duyurmuştu. Ve bir kampanya başlattı. Bu ismin sağlık kuruluşlarına verilerek yaşatılması için. Ben de bu kampanyaya dergilerde, gazetelerde, televizyon programlarında yazdıklarımla ve söylediklerimle destek verdim. Ayrıca gittiğimiz seminerlerde bahsettik. En son geçtiğimiz gün İstanbul’da Eftal Hastanesi’nde Hemşirelik Haftası münasebetiyle düzenlenen kutlama programında İsmail Bilgin Beyefendi ile birlikte Safiye Hüseyin hemşirenin fedakârlıklarını ve bizim de göstermemiz gereken vefayı anlattık.

 

O, vatanını çok seviyordu

İlk Türk hemşiresi olan Safi Hüseyin Elbi’yi millet olarak ne kadar tanıyoruz?

Hemşirelik okulundakilerin dahi Safiye Hüseyin Elbi’den haberleri yoktu. Ta ki yaptığımız çalışmalarla ismini kamuoyunda yankılandırana dek. Ama bu ismi yaşatmaya, bu kahraman hemşiremizi herkese duyurmaya kararlıyız. O’nun o dönem gösterdiği fedakarlığı bizlerin de şu günümüzde O’na göstermesi gerekir. Öyle bir haldeyiz ki 2 kuşak öncesi atamızın dahi ismini unutmuşuz. Safiye Hüseyin hanımefendi göreve koşarken adı hastanelere, çeşitli kuruluşlara verilsin diye yapmadı. Duyarlı olduğu için milletini, vatanını, bayrağını sevdiği için yaptı. Sadece görevini yaptı. O müsterihti. O vicdanen rahat idi. O, Türk hemşireciliğine hizmet etmekten şeref duymuştu. O görevini tamamladı ve bir yıldız gibi kayboldu ama izini de bıraktı. Şimdi asıl olan Safiye Hüseyin için biz torunları neler yapabileceğiz? Bu yük bizim omuzlarımızda. Bu yara şimdi gönlümüzde kanamaya devam mı edecek? Yoksa Safiye Hüseyin’in açtığı yarayı sarmak için yine Safiye Hüseyin’den mi yardım isteyeceğiz?

Bu isim yaşatılmalı

Başbakanımıza, Sayın Cumhurbaşkanımıza ve hatta bütün insanlık alemine çağrıda bulunarak bir ricada bulunmak istiyorum. Balkan Harbi’nde, Çanakkale’de nice askerimizin yarasını saran Safiye Hüseyin, nice şehidin gözlerini kapatan Safiye Hüseyin, nice askerimize son damla suyunu dudaklarına damlatan Safiye Hüseyin hemşire yalnızca bizim askerlerimizin değil, savaşta yaralanan bütün gayri Müslim ana kuzusunun da yarasını sarmıştır. Bu bir insanlık imtihanıdır. Sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok ülkesinde bu isim yaşatılmalıdır.

 

 

Röportaj: Timuçin Mercanoğlu

 

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat