12 Asırlık Caminin Duvarlarında Kur’an İşlemesi

Çin’in en uzun başkentlik yapmış imparatorluk kenti ve İpek Yolu’nun kara hattının başladığı Şian, ülkenin tarihi ve kültürel birçok önemli unsurunu barındırmasının yanı sıra içi “Kur’an dolu” bir camiyi barındırıyor.Şehrin merkezindeki Büyük Cami’de bulunan Kur’an-ı Kerim, dünyadaki diğer Kur’an-ı Kerim’ler gibi kağıt, deri ya da benzeri şeylerin aksine şehrin merkezinde bulunan 1269 yaşındaki caminin tüm duvarlarına ahşap üzerine oyularak işlenmiş.Çin’in kuzeybatısındaki Şaanşi eyaletinin başkenti Şian’ın şehir merkezinde bulunan cami, İslami kültür ve motiflerin yanı sıra geleneksel Çin mimarisinin izlerini taşıyan nadir eserlerden biri olarak biliniyor.Tarihi kayıtlara göre M.S. 742 senesinde Tang hanedanlığı döneminde inşa edilen cami, sırasıyla Song, Yuan, Ming ve Çing hanedanlıkları döneminde büyütülüp genişletilerek bugünkü halini aldı.Cami tüm külliyesiyle birlikte 13 bin metrekarelik bir alan kaplıyor ve halen 6 bin metrekarelik külliyesiyle hizmet veriyor.Dünyanın en eski ve köklü kültürleri olan İslam ve Çin kültürünün önemli eserlerine ev sahipliği yapan caminin minaresinden ek hizmet binaları ve külliyesine kadar dıştan bakıldığında Çin mimarisinin izlerini barındırırken, binaların iç kesimleri ve çevre duvarlar tamamen İslam kültürüne ait motif ve eserlerle dolu.

HAT VE KALİGRAFİNİN EŞSİZ UYUMU

Çin kaligrafisi ve İslam hat sanatının yüzyıllar boyunca harmanlanmasının ardından yazılan hatlar dünyada eşi görülmemiş farklı bir “Çin Hat Sanatı”nı da ortaya çıkarmış.Caminin tüm bu özelliklerinin yanı sıra bu Şian Büyük Camisini eşsiz kılan en büyük unsur ise Kur’an-ı Kerim’in tamamının caminin ahşap duvarlarına oyularak eşsiz bir hat ile yazılması.Mimaride uygulanan tarz dönemin İslam sanat ve estetiğinin geldiği noktayı göstermesi bakımından oldukça önemli, ancak daha önemli nokta ise sanatta Uzakdoğu insanının ince zevkinin İslam ile bütünleşince ortaya çıkardığı sonuç.İbadethane bölümüne girilince sağ taraftan itibaren dev ebatlardaki ahş ap levhalara ince ince işlenmiş hat ile başlayan Kur’an-ı Kerim 30 dev tablet üzerine cüz cüz işlenmiş.Her bir levhanın altına ise yine ahşap üzerine oyularak geleneksel Çince ile meali işlenmek suretiyle günümüzde eşi olmayan büyüklükte bir Kur’an- ı Kerim ve meali yapılmış.Caminin içerisinde Kur’an’ın her bir cüzü aslına uygun şekilde 30 cüz halinde yazılmış. 15. cüzden sonraki levhaya Mekke, ardından da simetri bozulmadan başka bir levhaya Medine’nin tasviri yapılarak, kutsal kitabın yazımı devam etmiş.

Kur’an-ı Kerimin yazıldığı duvarlar 600 parça büyük ahş ap levhalar üzerine yapılırken, geleneksel Çince meal ise 30 ahşap levhanın üzerinde bulunuyor.Tamamen ahşaptan yapılan ibadethane kısmı dış kesimindeki işlemelerin yanı sıra iç kesimin tavanındaki ve namazgah kısmındaki 3 boyutlu ahşap levhalarla da tam bir sanat şaheseri.Dünyada diğer camilerde görmesi pek mümkün olmayan nadir ahşap oyma sanatına sahip caminin ibadethane kısmında aynı anda bin kişi namaz kılabiliyor.

5 YILLIK ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ

Işıktan renge, sesten çevresel dokuya kadar her ayrıntının düşünüldüğü caminin külliye kısmında birçok tarihi taş pavyon, tablet ve Çin kültür üne ait unsurlar bulunurken, bunların birçoğu dönemin imparatorları tarafından cami ve külliyesine hediye edilmiş eserler olarak dikkati çekiyor.Bunların yanı sıra Çinli Müslümanların birçok tablet ve pavyon üzerine geleneksel Çince ile yazılmış İslamiyeti ve Müslümanları anlatan birçok unsurun yanı sıra duvarlarda taş üzerine kabartılarak işlenmiş ayetler bulunuyor.Büyük Caminin imamlarından Ding Ci Ping, Kur’an’ın önce parşömen kağıdına yazılarak ahşap levhalar üzerine yapıştırıldığını anlattı.Ding, Dev Kur’an-ı Kerimin hazırlanmasının 1980-1985 arasında 5 yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu belirtti.Önce parşömene yazılan kutsal kitabın daha sonra bu izler üzerinden ahşaba geçirildiğini ve bunun üzerine ince bir şekilde ahşap üzerine kazı ndığını kaydeden Ding, kazıma işleminin ardından dev levhaların Büyük Caminin duvarlarına asıldığını anlattı.

Ding, caminin inşasının asırlarca sürdüğünü belirterek, “Caminin inşası çok uzun sürdü. Bugünkü halini yavaş yavaş büyütülmek suretiyle 600 yıl içinde aldı” dedi.Duvarlardaki levhaların her birinin bir cüz olmak suretiyle 30 cüz şeklinde hazırlandığını söyleyen İmam, “Her bir levhada bir cüz var. Her cüzün altında geleneksel Çince kazınarak Kur’an-ı Kerimin tefsiri yapıldı” dedi.Kur’an-ı Kerim’in bu şekilde büyük yazılarak bir dekorasyon aracı haline geldiğine yönelik bazı eleştiriler yapıldığını belirten Ding, İslam dininde amellerin niyete göre olduğunu hatırlattı.İmam Ding, bunun dekorasyon amacıyla yapılmadığını vurgulayarak, “Niyetimiz Kur’an-ı Kerimi kaydetmek, muhafaza etmek” diye konuştu.Çin hükümeti tarafından 1956 yılında önemli tarih ve k ültür eseri olarak koruma altına alınan Şian Büyük Camisi 1988 yılında ülkenin “en önemli” kültür ve tarih mekanlarından biri olarak belirlendi.Cami, Çin’in reform ve dışa açılım politikasından sonra 100 ü lkeden gelen, aralarında devlet büyüklerinin de olduğu 10 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladı.

Hui’ler, dünyanın en köklü kültürleri İslam ve Çin medeniyetlerini harmanladığı gibi, yemek kültürlerinden sosyal yaşantılarına kendi üslupları nı oluşturmuş topluluklardan.Duvarlarına Kuran’ın tüm sayfaları işlenen Şian Büyük Camisinin etrafındaki Hui Min Cie’de (Hui caddesi) Çinli Müslümanların yemeklerinin sunulduğu, bölgeye ve Hui’lere ait birçok hatıranın satıldığı yer olarak dikkati çekiyor.Şehrin en merkezi noktasında bulunan bölge yüzyıllardır Müslümanlara ait bir sokak olarak biliniyor ve Müslümanların kendi usullerinde hazırladığı yemekler, tatlılar ve bölgeye has ürünler bulunuyor.

ÇİNLİ MÜSLÜMANLARIN YEMEKLERİ

Günün her saatinde binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan caddede şehrin önemli unsurlarından Çinli Müslümanların ilginç usullerle pişirilen buhar mantısından (Baozı), et suyunda kuzu etiyle birlikte haşlanan ekmek yemeğine (Yangrou Paomo) ve buharda pişen güllü pirinç tatlılarına kadar farklı lezzetler sunuluyor.Asırlar boyu şehrin bir parçası olan, sokaklarda geleneksel kıyafetleri ya da takkeleriyle görülen Çinli Müslümanlar, sosyal hayatta da gayet öne çıkıyor.Çin ile alakalı turlarda kentin tarih ve kültür mirasının yanı sıra Müslümanların yaşantısı ve adetleri de şehrin ulusal ve uluslararası tanıtımlarında en dikkati çeken unsurlardan.Caddede Çincede Helal anlamına gelen “Çing Cın” yazısının asıldığı lokantalar dikkati çekerken, bölge birçok şiş kebap türü, pirinçten yapılan ilginç acılı yemek ve börek çeşitleriyle dev bir açık hava lokantası görünümünde.Bölgede bazı lokantalarda yemek yiyebilmek için uzun süre sıra beklemek gerekirken, dar sokaklardaki insan seli nedeniyle sokaklarda yürümek zorlaşıyor.Hui’ler tarihten bu yana Çin kültürüyle harmanlanan yaşantıları nda, ibadethanelerin mimarilerinden sosyal yaşantılarına kadar Çin tarihinde de imparatorların lütufuna mazhar olan topluluklardan.Kentin en önemli unsurlarından olan Çinli Müslümanlar yüzyıllardır aynı semtlerde yaşıyor.

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat