Vefatının 35. Yılında Hattat Necmettin Okyay

 

 

Allah; güzeldir, güzeli sever… İslam, birçok güzelliği içinde barındıran mutluluk dinidir. Estetiğe önem verir… İnananların da güzeli görmesini ve güzel şeylerle meşgul olmasını ister. Bu düsturdan hareketle Osmanlı, İslamın hem ameli tarafını hem de estetik tarafını bünyesinde tecmil etmiş ve her fırsatta bu hususiyeti teşvik etmiştir. At sırtında kılıç sallayan padişah, aynı zamanda devrin en güzel beyitlerini de yazmış ve yazdırmıştır. Osmanlı; gönlün, aşkın vatanıdır… Cemil Meriç’in ifadesiyle İslamiyet; Süleymaniye’de kubbe, Itri’de nağme, Baki’de şiir olarak karşımıza çıkmıştır, çıkmaya devam edecektir.Osmanlı, güzel adamların ülkesiydi… Ahmet Haşim, “Kelimeler dünyası son serdarlarını çoktan kaybetti” dese de güzel atlara binip giden o model insanların bize bıraktığı miras, bir mücevher sandığı gibi açılmayı bekliyor… Açıldıysa da işlenmeyi…Son dönem Osmanlısı’nın güzel adamlarından biri de Hattat Necmeddin Okyay’dı elbette. Üsküdar’ın Sırlılarından olan Okyay, vefatının 35. yılında, İsmail Halis’in muadili olmayan programı “Başka Şeyler”de dün akşam hayırla yad edildi. Hattat Dr. Süleyman Berk’in “Vefatının 35. Yılında Hattat Necmettin Okyay” isimli kitabının tanıtıldığı program, Okyay’ın bilinmeyen birçok özelliğini yanı sıra eşsiz eserlerini de okuyucuyla buluşturmayı amaçlamış. İyi de yapmış…

 

Programda kendisine yöneltilen “ Necmettin Okyay’ı nasıl tanıdınız?” sorusuna Süleyman Berk, şöyle cevap verdi:

“1970’li yıllarda Sahaflar Çarşısı’nda gezerken Ebru Sanatı ile ilgili bir kitapta Okyay’ın resmini görünce bu nur yüzlü adama adeta aşık oldum. Sonra devamlı artan bir ilgi ile Okyay’ın peşinden gittim ve gördüm ki Okyay Hoca, kelimenin tam anlamıyla bir hazine… Ciltçilik, mürekkepçilik, gülcülük, ebru, hat, okçuluk, dini ilimler Okyay Hoca’nın uzmanlık alanlarından sadece birkaçı… Hazerfen yani birçok “marifet sahibi” olan Necmeddin Okyay, 40 yılı aşkın Üsküdar’da din görevlisi olmuş ama kültürden ve sanattan hiç kopmamış. Ebru Sanatında zirve olan Üstad, “Çiçekli Ebru’yu” bulmuş, Fatih’in mirası Okmeydanı’nın satılma isteğine karşı çıkarak bunu iki kez engellemiş, Osmanlı’dan kalan sanatların hor ve hakir görüldüğü, bu sanatların tamamen kaldırılmak istendiği dönemlerde buna engel olmuş, dersler vermiş, talebeler yetiştirmiş ve gücünün yettiğince inandığın değerlerden ödün vermemiş son dönem İstanbul beyefendilerindendi. Onca hocanın önünde diz çöktüm fakat hoca olamadım diyecek kadar mütevazı olan Üstad, Üsküdar’daki evinin balkonundan limana demir atmış İngiliz gemilerini görünce “Bu da Geçer Ya Hu” yazmış gittiklerini görünce “Gel keyfim gel” i hatta işlemiş. “Fena fi’l hat” olan hoca, hem Osmanlı’yı hem de Cumhuriyet dönemini yaşamış, tecrübelerini gelecek nesillere aktararak önemli bir köprü vazifesi görmüştür.”

 

Uğur Derman, A. Baki Gölpınarlı, Sadettin Ökten, Nezih Uzel, Ali Alparslan, Salih Bergen gibi önemli şahsiyetlerin Necmettin Okyay’la ilgili hatıralarını ve önemli hususiyetlerini dile getirdiği kitap, önemli bir boşluğu doldurmuş ve güzel bir sorumluluğu yerine getirmiş.“Geri Gel Ey Osmanlı” diyordu Mustafa Armağan bir kitabında… Ben de diyorum ki Osmanlı burada, aramızda. Gitmedi ki geri gelsin…!

 

 

Ercan Yılmaz

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat