HACI BEKTÂŞ-I VELÎ VE MAKALÂT

 

Esselâmü aleyküm ve rahmetullah!..

 

Bu kadar güzel konuşmacılardan sonra bana geldi söz… Ayakta konuşacağım, size hürmetimden…Bizi eşref-i mahlûkat olarak yaratan ve yeri göğü bize musahhar kılan, –İbrâhim Hakkı Erzurumî’nin Ma’rifetnâme’deki ifadesiyle– dû cihânı, hem dünyayı hem ahireti benî Adem için, sizler ve bizler için yaratan Allah’a hamd ü senâlar olsun…Onun elçisi, sevgilisi, efendimiz, rehberimiz, önderimiz Muhammed-i Mustafâ’sına salât ü selâm, tahiyyat ve ihtiramlarımızı arz ederiz.Rabbbimiz bizi rızâsı yolundan, Habîbi’nin izinden ayırımasın…

 

Bendeniz üniversitedeki çalışmalarım esnasında, Hacı Bektâş-ı Velî Hazretleri’ni –kaddesallahu sirrahul azîz– doçentlik tezi olarak seçmiştim. Önce niçin bu konuyu seçtiğime dâir çeşitli sebepleri arzetmek istiyorum:Elhamdü lillâh, Peygamber Efendimiz’in, Hazret-i Ali Efendimiz’in evlâdından olduğumuz için; dedemizi, akrabalarımızı anmış olduğumuzdan, o büyüklerimizden birisini seçtim.Tasavvuf yönünden de, Ca’fer-i Sâdık Efendimiz Hazretleri, silsilemizin büyüklerinden olduğu için; hem de fıkhen hanefî mezhebindeniz, İmam-ı Azam Efendimiz o büyüğümüzün talebesi olduğundan ve onlara hürmetle baktığından dolayı, mezhebimizin imamının yolunda yürümek istediğimden, severek bu konuyu seçtim.Fakültedeki konum, Türk-İslâm Edebiyatı’ydı. Hacı Bektâş-ı Velî Efendimiz’in Makalât’ı da, Anadoluda’ki dînî Türk edebiyatının ilk çağlarına ait, nadir ve çok önemli misallerinden birisi idi. Dil bakımdan çok önemliydi. Muhtevâ bakımından, içerdiği konular bakımından önemliydi. Ayrıca yazarı yönünden, çok sevilen bir kimsenin eseri olması bakımından önemliydi. O bakımdan da bu konuyu seçtim.Bizim hocalarımızdan aldığmız terbiye gereği ve onun işaretiyle kurduğumuz Hakyol Vakfı’mız var… Cennetmekân Hocamız Mehmed Zâhid Efendi Hazretleri, bir vakıf kurmamızı emretmişti. Oturmuş tüzüğünü hazırlamış, kendisine arzetmiş, tasvibini almıştık. Bu vakfımızın üç ana hedefi var:

 

1. Eğitim

2. Yardımlaşma

3. Dostluk

 

Allah-u Teâlâ Hazretleri bizi imanda kardeş ettiği için, dünyanın neresinde olursa olsun, ırk, renk, soy sop farkı gözetmeden bütün müslümanlar canımızdır, kardeşimizdir.(İnnemel mü’minûne ihvetün) İnnemâ, edat-ı tahsistir; özellikle, bilhassa bir noktaya işaret etmek için kullanılır. (İnnemel mü’minûne ihvetün) “Mü’minler ancak kardeştir, sadece ve sadece kardeştir!””Ancak mü’minler kardeştir.” değil… Öyle olsa, (İnnemel ihvetü mü’minûne) derdi.(İnnemel mü’minûne ihvetün) “Mü’minlerin birbirleriyle olan alâkaları, başka bir şeyle izah edilmez; ancak kardeştir, sadece ve sadece kardeştir. Daha başka bir sıfat, onları ifade edemez!” demektir. Onun için, bütün müslümanları kardeşimiz olarak görüyoruz. Bir de bütün insanları –Şeyh Sâdî-yi Şirâzî gibi– Hazret-i Adem’den kardeşlerimiz olarak görüyoruz. Samîmi olarak öyle görüyoruz. Benî Adem olduğumuzdan, aynı cevherden yaratılmış olduğumuzdan, hepsine karşı kardeşlik borcumuz var… Ama bu kardeşlik borcu, mü’mine hizmet götürmek; mü’min olmayana da hidâyete ermesi konusunda yardımcı olmak tarzındadır. Bir insan Rus olabilir, İngiliz olabilir, Amerikalı olabilir, Fransız olabilir, Yunanlı olabilir, Ermeni olabilir… Şimdi en kızdığımız kelimelere doğru çekiyorum; Sırp olabilir… Ama mü’min olunca, her şey değişiyor. Cat Stevens, Yusuf İslâm olunca başımızın tacı oluyor. Barsam Usta, mü’min olunca başımızın tacı oluyor.Demek ki küçük bir hamle, bir adım, bir bıçak sırtı ötesi, biraz ötesi dostluk… Çok küçük bir hamle ile bütün insanlar kardeş olabilir, bütün ihtilâflar bitebilir. Herhalde bizim de en ulvî çalışmamız, bu kardeşliği sağlamak olmalı!.. Yâni, henüz İslâm ile müşerref olamamış, İslâm’ın nuruyla aydnlanamamış olan insanlara İslâmı götürmek, anlatmak; “Bakın, böyle bir hazine var, böyle bir cevher var; siz de bilin!” demek… Mü’min olanlara da kardeşliğimizin gereği olarak, “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.” diye, malımızla canımızla hizmet etmek… Çeşme yapmak, yol yapmak, köprü yapmak… Açların karnını doyurmak, ziyafetler çekmek, dullara yetimlere bakmak… Daha başka binlerce hayır çeşitleri…

 

Vakfımızın bir gayesi de eğitim olduğu için, ilim adamları bizim başımızın tâcıdır. Onun için, avuçlarımın içi acıyıncaya kadar alkışladım, konuşmacı kardeşimizin sözünü… Biz onun için, bütün toplantılarımızda bilim adamlarını konuşturuyoruz. Bize de haklı haksız hücumlar oluyor; tarikatçıyız diye, mutasavvıfız diye, s™fiyiz diye… Onların taklidiyiz, karınca kararınca onların yolunda gidiyoruz diye… Kendimiz cevap vermiyoruz. Bakalım ilim erbabı serbest olarak konuşsunlar, bizim hatamız varsa, biz hatamızı düzeltelim; bizi tenkid edenlerin hatası varsa, onlar da biraz meseleleri bîtaraf insanların gözlüğüyle görsünler, gerçekleri anlasınlar diye, onları konuşturuyoruz.O bakımdan, Diyânet İşleri Başkanı’nın buraya teşrifi bizim için çok büyük şereftir… Profesör, doçent, yardımcı doçent kardeşlerimizin buraya teşrifi ve şâhâne konuşmaları büyük şereftir ve bizim vakfımızın eğitim çalışmalarının bir gereğidir.Bir hadisi şerif var; çok seviyorum ve çok konu ediniyorum, konuşmalarımda zikrediyorum bu hadis-i şerifi… Peygamber SAS Hazretleri buyurmuş ki:(El’ilmü hayâtül islâm) “İlim, bilgi İslâm’ın canıdır, hayatıdır.” İlim varsa, İslâm vardır. İlim yoksa İslâm ölür, can çekişir, solar, buruşur, yıkılır. (ve imâdül îmân) “Ve imanın da direğidir.” İlim olmazsa, iman da yıkılır. İşte görüyorsunuz, hakkı bulmamak için ne kadar tuzaklar var!.. Hakka ulaşma yolunda, ulaşılmasın diye konulmuş nice mâniler var… Bunları aşmak için de ilim lâzım!.. Hepimiz ilme râm olmalıyız!.. Hepimiz ilme hürmet etmeliyiz!.. Hepimiz ilme teslim olmalıyız!.. O zaman ihtilâflar hallolacak. Başka türlü bir yol yok!.. İlim adamı ne söylerse söyleyecek, hakem ilim olacak… Hakem ilim olunca da, işler düzelecek.

yazının devamı için Tıklayın

 

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat