Bostan ve Gülistan

Eskinin eskimez kitapları, o zamandan çağımızın hastalıklarına teşhis ve tedavi olarak neler neler anlatıyor!08 Ocak 2011 Cumartesi 11:30

“İrfani öğretinin şiirsel taşıyıcıları da, Hafız, Mevlana, Şeyh Galip ve diğerlerinde görüldüğü üzere mecazi bir dille konuşur. …Şirazlı Sadi’de böylesi sembolik ve şiirsel bir sesten ziyade, dolaysız, yalın ve gerçekçi eda buluruz.” (Yalsızuçanlar,2000:16)

Bostan üzerine kuracağım cümlelere Sadık Yalsızuçanlar’ın bu tespiti ile başlamakta yarar gördüm. Özellikle Mevlana’da karşımıza çıkan bu sembolik ifadelerle dini-tasavvufi edebiyatımızın çoğu şahsiyetinin kimi zaman anlaşılması nasip olamamaktadır. Bu eserleri anlamak için bir birikim gerekmekte ve bu birikime sahip olmayanlar ne yazık ki bu eserlerden yeteri kadar faydalanamamaktadırlar.

Bu mecazlı ve dolaylı dil Şirazlı Sadi’de çok yoğun karşımıza çıkmıyor. Her seviyede okuyucunun rahatlıkla anlayabileceği bir dille yazılmış olan eser on bölümden oluşuyor. Eserin her bölümünün her birinde bulunan öğütler insanı tasavvuf deyimiyle ‘kâmil insan’ günümüz deyimiyle iyi bir insan yapmaya yetecek öğütlerdir. Bu öğütler okuyucuya hemen hemen birer sayfalık öykülerle sunulduğu için okumayı sıkıcı olmaktan kurtarıyor. Şirazlı Sadi on öğüt ile günümüz insanının ve dünyasının yaşadığı problemlere yüzyıllar öncesinden çözümler sunuyor.

Yöneticilere öğütler

Sadi’nin eserinin ilk bölümlerinde ısrarla üzerinde durulan konu yöneticilerin zalimliği ve keyfiliğidir. Sadi bu bölümlerde yöneticilere dünyanın, tahtın ve saltanatın gelip geçici olduğunu; saltanatın Sultan Süleyman’a bile kalmadığını, baki kalanın ancak hoş bir seda olduğunu hatırlatmaktadır.

Osmanlı medreselerinde ders  kitabı olarak okutulan kitabın, bu bakımdan günümüz yöneticilerince de defaatle okunması ve ders alınması gerekmektedir.

Eser dikkatli bir şekilde incelendiğinde eserde yer alan her öyküye karşılık bir atasözünün veya beyitin hatırlanabilmesi, yine bazı öykülerde karşımıza çıkan ayet, hadis ve dini menkıbelerin eserin arka planının ve beslendiği kaynakların genişliğine dikkat çekecektir.

Telmih sanatı mıydı bu?

Şimdi bu bahsettiğim hadis, atasözü ve dini menkıbeler gibi içeriklere örnek verelim.

Birinci bölümde yer alan ‘Sonsuz Saltanat’ adlı öykü ile;

Avazeyi bu âleme Davud gibi sal

Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş

beyiti anlam olarak birbirlerine tam olarak uygun düşer.

Dördüncü bölümde yer alan ‘Tatlı Acı’ adlı öykü ile ‘Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır’ atasözü de tam olarak uyuşmaktadır. Benzer şekilde ikinci bölümde yer alan ‘İyiliğin Kudreti’ isimli öyküde Peygamber efendimiz(s.a.v.) döneminde yaşanan bir olayın konu edildiği görülür.

Sonuç olarak iyi bir insan/Müslüman olmak için gerekli hemen her şartın sade bir dil ve büyük bir ustalıkla anlatıldığı eserin özellikle gençler tarafından okunması yararlı olacaktır.

Hamdi Enes Akçay

FavoriteLoading Bu yazıyı Favorilerime ekle

BENZER YAZILAR

Yorum Yapın

*

Önceki yazıyı okuyun:
Teravih Tefsirleri 1433-15

Araf Suresi 59-72. Ayetler. Peygamberlerin sayıları Kuran-ı Kerim'de isimleri sayılan peygamberlerin özellikleri. Hz. Nuh'un öne çıkan özelliği nedir? Ömrü? Peygamberlik...

Kapat